Gör ki ne hallere düştüm, terk edince tahtını
Bahtı kara, kalbi kırık, iflah olmaz kul oldum.
Hani mahşere kadardı, unuttun mu ahtını?
Gözü yaşlı, perişanım; yüzü gülmez kul oldum.
Gündüzler geceye döndü, kara giydi güneşim
Hasret dayanılmaz hal aldı Ey Yâr!
Hicrân yüreğime hüzün dokuyor.
Kalbim paramparça, yaşanmaz diyâr
Baktığım aynalar ölüm kokuyor.
Bir fırtına gibi esip amansız
Ey Eşref-i mahluk insan!
Gülsün farkında değilsin
"Düşün! " diyor her bir âzan
Dölsün farkında değilsin.
Ne sultansın, ne hancısın
Eğilen o başını kaldır da semaya bak!
Mübarek sancağına Bedir'den kan vermiş Hakk!
Kalk, ey mahzun kardeşim; silkelen, ayağa kalk!
Say ki bir tek biz kaldık; tuzak kahpe, vakit dar
Tarih Türk'ü bekliyor; umudun Hilâl'i var!
Birtanem demiştim; gönlüme yardın
Kor düştü kârıma...Umrumda değil.
Kurduğum dünyamda bir tek sen vardın
Yanarım nârıma; umrumda değil.
Ne yangınlar gördü sensiz bu sînem
Kararlıysan hiç sözüm yok; gideceksen kapı açık
Üzmem seni "kal" diyerek; gelme yanıma bir daha...
Acıtsa da attığın ok, hiç acıma gönlümü yık
"Bu aşk bitti, bil" diyerek; gelme yanıma bir daha...
Aşk dilendim yıllar yılı gönül kapında bekleyip
Sohbete meze olmuş aynalara zül hâlin
Eklemler havlu atmış tutmuyor artık ayar...
Toprağın sinesine yakındır irtihalin
Gün akşam, güneş batmış; yol karanlık ihtiyar!
Geçilmezken daha dün kıskandıran cakandan
Dayanılmaz oldu hicrân yarası
Kâbus düştü her geceme, düşüme.
Yolum hergün umut-yeis arası
Seni yazdım gözden akan yaşıma.
Gönül kuşum vurgun yedi, uçmuyor
Madem ki bitti bu sevda
Arzuna uyar giderim...
Zor olsa ne ki elvedâ
Ahdime kıyar giderim.
Taşınca sabrımın kabı
Öfke kazanına malzeme gerek
Artmalı arz talep; budur tüm olay.
Fitne tohumunu özen ile ek
Üç hamal beş merkep...gerisi kolay.
Acele etmeli çok geç olmadan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!