Dağın zirvesine düz yol arama
Yorgun ayaklara destur verilmez.
Gönül imar etmek çok zordur ama
Meşakkat çekmeden sırra erilmez!
Zannetme uzakta; huzur avcunda
Mevsim hazan ertesi; dünden daha zor bu dem
Çökmekte ruy-i zemin, pus ardında limanlar
Vahşetin son kertesi; çıldırmış ben-î âdem
Doğranan yine mü’min, yine saf müslümanlar
Irakken dimağıma Yeni Zelanda adı
Bakmayın taltif-i Hakk "şerefli" payemize
Ne layık olabildik, ne de verene sadık
Ta Adem'den bu deme uzun hikâyemize
Kahredici kıssalar katmayı kanıksadık
Hâlimiz lastik gibi; ne yana çekersen çek
Sinsi virüs gibidir; belki daha da eşet
Girdiği bünyelerde bir süre sessiz durur
Akla kanca atınca kolaysa artık baş et
Kalbe sirayet eder, vücudu uyuşturur
Kanıksama illeti sinsice bir süreçtir
Ipıssız dağlarda gözlerden ırak
Beyazlar içinde bir gelin iner
Bir içim su gibi billur ve berrak
Zirveler şenlenir, karanlık diner
Şuâlar uzanır öper aşk ile
Dilimde âhuzâr gözlerimde nem
Dumanım ağlasın har bayram etsin
Perişan hâlimi öğrenmiş annem
Talihim ağlasın yâr bayram etsin
Bel bağlasam ne ki doğacak tana
Küllenmiyor közü heyhât, aşk odunun harı zinde
Hebâ oldu âhir ömrüm bir vefâsız yâr izinde
Sırra kadem bastı bahtım, efkâr buram buram bu dem
Hem ağlattı, inletti hem; ibre gamda kâr hüzünde
Yüreğimde onca yara çekilmesi zor cereme
Müptelâ etti kader yolların yokuşuna
Ne deseniz boşuna; zor gelir dizime düz
Aldırmayın çehremin hüzünlü nakışına
Gam 'selini saldıkça' tebessüm eder bu yüz
Ayarımla oynadı bi namıssız
Yalan olur desem ki "hiç bi şem yok"
Deli gönlüm hem yaralı hem ıssız
Dokunmayın bu aralar neşem yok
Belli ki bir hatam olmuş huzurda
Mülteci hayallerim göğe çırparken kanat
Zehir içirdi hayat mehtabın mor tasından
Her âhı kan dilimin suskunluğuna inat
Konuşsun bugün kalem kitabın ortasından
KELEBEK ÖMRÜM




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!