Gizlemek kolay değil, aşikâr yara sızım
Yıllardır bomboş kalan elim ele veriyor...
Geçen yıllar, ay değil! Desem de yarasızım
Gözlerimden boşalan selim ele veriyor.
Farz edin belli değil içimde sakladığım
Madem bu kadar kolay sevdamız bitti demek
Kararın kabulümdür; zannetme kahrolurum.
Madem bu kadar kolay, "git" derken gülümsemek
Kalmak artık zulümdür; ben kapıyı bulurum.
Bahtın buyur etse de hep yolların düzüne
Sürç-ü lîsan ettim diye çekip gitme kaş çatarak
Vefâlı yâr bildim seni; alay etme "öl" diyerek.
Seven kalbi üzmek niye, yüreğime dert katarak
Bir nebzecik insaf hani! Ezip geçme; "yol" diyerek.
Kırma hemen kalemini; söyle, de ki "şudur suçun"
"Türk dururken ağlanmaz"mış Arab'a
Ahkâm kesip fetva vermiş bir sefil.
Gerçek sanıp kapılmış bir serâba
Bir serap ki, korkup kaçar, görse fil.
Ölçek ile konulmamış göze yaş
Gönül odur ki har ola, dosta güzel diyar ola
Kapı çalana parola, soran sorsun biz sormayız.
KIRAN KIRSAN BİZ KIRMAYIZ...
Dosta pusu vefâya dâr; kuran kursun biz kurmayız
Tan doğarken tükettim kalan son umudumu
Udumun nağmeleri hüzzâma esir şimdi.
"Kimdi? "diye sormayın, bozan, ağız tadımı
Feryâdımdan anlayın; âşikâr her sır şimdi.
Kararıyor her taraf; sabahı yok gecemin
Seni ziyaretti niyetim, gâyem
Ruhum gurbet elden bezdi be ANAM...
Bilirsin duandır en büyük payem
Ayrılık beni de üzdü be ANAM...
Hiç heves etmedim sırçalı köşke
Ey kalpten geçenleri okuyan mahir miskin!
Kurtul kaypak zeminden; edebe gel, edebe!
Güzel haslet genleri ne gıybettir, ne de kin
Haberin yok mu sin'den? Edebe gel, edebe!
Meziyetken hoş sözle bülbül gibi şakımak
Ölümsüz denen aşklar kaf dağı ardındadır
Dikenli yollarından, yokuşundan tanırım...
Serde sevdâsı olan Leylâ'nın derdindedir
"Yâr" dedikçe içini çekişinden tanırım...
Az mendil eskitmedim; gizemli hecesini
"İmtihan yeridir" dedik bu hana
Gözümden süzülen sel olsa ne ki
Yeter ki Yaradan yâr olsun bana
"Dostunum" diyenler el olsa ne ki
Nefsim palazlandı; kestim aşını




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!