Gâye sözü bal edip, bülbül gibi şakımak
Dizelerden tad alan, gönül cebine atsın.
Meziyet deseler de kalpte "niyet okumak"
İstemem böyle pâye; yerin dibine batsın.
Kimi, iblise satar, vicdanını, aklını
Fikir karanlığında, her bir öğüt bir yıldız
Her öğütte bir mânâ, her mânâ da bir hisse.
Şayet gaflet derinse, fayda etmez çuvaldız
Hele emir veren güç; şeytan ile nefisse.
İman dolu değilse iradenin silahı
Geçici zevkleri sormayın bana
Felekten gün çalmaz halımız bizim.
Gözümüz çevrili ukbâdan yana
Resûl'e götürür yolumuz bizim.
Allah dostlarının düştüm izine
Bir ana rahminde yolculuk başlar
Herkeste bir sevinç; "gel" seni bekler
Dem tutar heyecan, tatlı telaşlar
Bağ-bahçe şenlenir, gül seni bekler.
Harâreti artar hadsiz sevincin
Dünyanın çivisi çıkmış yerinden
Dereler tersine aksa şaşırmam.
Kalp dilden muzdarip, alın, terinden
Göz helâle şaşı baksa şaşırmam.
Kaderin ördüğü ağ nakış nakış
Sinem yangın yeri, dumanlı başım
Gözlerim yaşını salsa şaşırmam.
Daha can tendeyken hazır naaşım
Azrail kapımı çalsa şaşırmam.
Umut mayaladım gönlümde göle
Sorma sana sevgimi, sayki sevmedim seni
Kader böyle diyelim; bu aşk burada bitsin.
Deme ki hatırla bir, söz vermiştin ya hani
Anılar gözlerinde yaş olsun aksın gitsin.
Külü kaldı geriye bitmez denen bir aşktan
Bir yolcu gelir geçer, bir gönül bahçesinden
Yaşanan güzel günler, anılarda an olur.
"Elvedâ" düşer son kez, sayfaya lehçesinden
Kimi okur, anlamaz; kapristir sanan olur.
Oysa kırgındır gönül, biraz yorgundur kalem,
Akıllı tüccar için, "güzel sözdür" dile kâr
Kem kelâma kul kişi gün gelir iflâs eder.
Akleden sormaz "niçin?", murâd etmişse Hünkâr
Taltif için dervişi bir sebep ihdâs eder.
Hak yolun yolcusunun gözleri ufku tarar
Bahar sona erince, keder sızar yürekten
Çekilmez çile olur hayat denen bu koşu.
Yaş alıp yaşlandıkça gözler yılar tümsekten
Gönüller ye'se düşer görünce sarp yokuşu.
Hüzün dem kaynatınca ah çekmek kusur değil




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!