Sökün çiçekleri ekilsin diken
Gül dermek bu çağda eziyet olmuş.
Sevgi, barış, huzur, neşe var iken
Kavga, küfür etmek meziyet olmuş.
Eskiden bir ise, şimdi bin arsız
Dün gece bir rüya gördüm; isterdim ki herkes görsün
Rahmâni mi, şeytanî mi; okuyanlar karar versin.
Otuz çile dolu yıla, otuz kıta şiir yazdım
Beğenen gül desin, dersin, beğenmeyen yafta vursun
Yolunu kaybetmiş ey garip yolcu!
Ey, dertten kederden muzdarip yolcu!
Bir daha görüşmek "Ya Nasip" yolcu!
Gâye, karanlıktan çıkmaksa eğer
Dinle sözlerimi; bana kulak ver!
Aşkının uğruna gam girdabına
"Dalarım" demişti; yâr...diye sevdim.
"Umudun olurum, çile kabına
Dolarım" demişti; yâr diye sevdim.
Hayatın gerçeği geceye inat
Tozpembe sanmıştım yer, gök, kâinat.
Bir çınarım, sökün eden Söke'den
Toprağını şehit kanı besleyen.
Tarih yazan, iz olmayan lekeden
Mehtabını AY ve YILDIZ süsleyen.
Osman Bey'im, Orhan Bey'im, Yavuz'um
"Aş! " deseler zorlanmaz, aşar Çin'in seddini
Kâinât kağıt olsa hecelere dar eder.
"Boğaz Harbi" denince kalem bilir haddini
Akif ne yazmış görür; aczini ikrâr eder.
Cahil aranıyormuş cesaret sınavına
"Tesadüfen" var olmuş, sözde, herşey, hiç yoktan
Yer, gök, hava, su, deniz; tesadüftür diyor kör!
"Kâr" Hakk'kı inkâr olmuş, sınır aşılmış çoktan
Sorsalar kedi deriz; oysa insandır nankör!
*
Her vesile fırsat deyip bugün yine bitkin, harâb
Zelil nefsim sürükeyip, af kapını çaldım Yâ Râb.
Sırat yolu ince, çetin, şükür bekler her nîmetin
Gençlik varken ben kıymetin’ bilmeyen bir kuldum Yâ Râb.
"Aş! " deseler zorlanmaz, aşar Çin'in seddini
Kâinât kağıt olsa hecelere dar eder.
"Boğaz Harbi" denince kalem bilir haddini
Akif ne yazmış görür; aczini ikrâr eder.
Cahil aranıyormuş cesaret sınavına
Dost bir hata eder etmez, gelen giden vuruyor
Hani bir gün çekip gitse, hiç dönmese yeridir.
Ne garip şu insanoğlu, hatasız kul arıyor
Göster bana bir kişi ki; hatalardan beridir...
Dost odur ki, yalnız kalsa yine dostu yâd eder




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!