Ölümsüz denen aşklar kaf dağı ardındadır
Dikenli yollarından, yokuşundan tanırım...
Serde sevdâsı olan Leylâ'nın derdindedir
"Yâr" dedikçe içini çekişinden tanırım...
Az mendil eskitmedim; gizemli hecesini
"İmtihan yeridir" dedik bu hana
Gözümden süzülen sel olsa ne ki
Yeter ki Yaradan yâr olsun bana
"Dostunum" diyenler el olsa ne ki
Nefsim palazlandı; kestim aşını
Bugün yine sen varsın kalemimin ucunda
Mâzideki günleri yâdetme vakti bugün
Su gibi akmış zaman takvimin avucunda
Tazelesin dizeler aşk ile akti bugün.
Endamın olsa bile seni bana bağlayan
Yalnızlık Allah'a mahsus, gariplik boyun büker
Her can için bir fedâkâr, vefâkâr yâr gerekir.
Nefs elinde esirse us iz'ana kasvet çöker
Kem kelam etmeden fîrâr, dile ayar gerekir.
Seyreyle şu kâinâtı, gör ne müthiş, mükemmel
Hiç unutmam...Hatırlarım, dün gibi
Aylardan Mart, hava soğuk, ayazdı.
Günler geçmiş, kesmemişti kar, tipi
Her taraf buz, hakim tek renk beyazdı.
Kör talihim geziyordu peşimde
Soyunurlar birer birer, uluorta, âşikâr
Çıplak kalan bedenleri hoyrat rüzgâr kırbaçlar
Hallerini soran olsa kim bilir kaç "âh" çıkar
Soğuktan üşür tenleri, kışın ağlar ağaçlar
Aldırmadan kahkahaya ardıç, köknar, meşeden
Çok fırtına gördü bu gamlı sînem
Ağlarsam aldırma; es bundan sonra!
Ne "aşkım" de artık, ne de "birtanem"
Selâmı sabahı kes bundan sonra.
Varsın avuçlarım yaş ile dolsun
Rahmân'a Yâr dedik, tağuta ağyar
Amele gelince saptık rotadan...
Ne insanlık kaldı, ne hayâ, ne ar
Aynalar gördüğü çehreden bîzâr
Düne dek sağlamken ağza fermuar
Dile "ben"lik düştü, bozuldu âyar
Susarsam kalem küser, hakikat yara alır...
Susarsam sözler eksik, şiirler yarım kalır...
Susarsam mazlum mahzûn, zâlim mesrûrdur, kesin
Vatanıma düşmansa hasmıyımdır herkesin!
Yine feryâd-ü figan, yine kan ve gözyaşı
Onlarca cana kıyıp yürekleri yakan var.
Yine "dostluk-barış"a tercih edip savaşı
İnsanlığından cayıp, bombalar bırakan var.
Gına geldi, kesmiyor, lânet, tel'in lafları




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!