Tebessüm et diyorlar; kara kalem ucunu,
Umman-ı aşka banıp, gönüle akmalıymış...
Umut icin gelenin doldururken avcunu
Gözlerinin içine gülerek bakmalıymış.
Gecenin gözyaşları damlasa da eline
Rabbin rızâsıysa Rahman'dan talep;
"Hiç gönül incitme" buyurmuş Mevlâ.
Bir söz ki, kavgaya, nizâya sebep
Konuşmak yerine susmaktır evlâ!
Öfke ile kalkan, zararla çöker
Ruh bedene girmiş, yol uzun ince
Bazen gam çekecek sızlanacaksın
"Gel! emri gelince, "Kûn!" mûcibince
Çıkışa meyledip, hızlanacaksın.
Gitse de ağrına rahata vedan
Kederle dolu file, inkâr etmek nâfile
Ömrü azdı sevincin, kalbim acıyı tattı.
"Eyvah" düşeli dile, çekilmez oldu çile
Mutluluk gönlüm için üç günlük saltanattı.
Saltanattı yıkılan, tahtımdı yerle yeksan
Bir kapı aç Allah'ım muhabbet diyarına
Eşiğinden ne hazan ne de hüzün, geçmesin
Kimse esir düşmesin dilin âh-u zârına
Kalpler kan ağlamasın göz karayı seçmesin
Bir kapı aç Allah'ım; varsın olsun Fizan'dan
Gün güneşe gebe ise, vedâ eder ay geceye
Mehtap toplar yıldızları, göğe hüzün eker gider.
Umut esirse yeise, kasvet çöker her heceye
Solar kalemin izleri; boyun büker, çeker gider.
Tefekkürü bilen kişi, her çileden bir haz alır
Rabb'ini bilen kişi cürme çobanlık etmez
Her âna anlam yükler boşa nefes tüketmez
Bilir ki bir nimete bir ömür şükür yetmez...
Benliğe paye veren hicap duyar, ar eder
Kâinata bakan göz aczini ikrâr eder.
Bilsem ki özlemin gerçek ve büyük
Doğarım ufkuna; gülümseyerek.
Bekleterek seni olmam sana yük
Sevgimle sararım; "gülüm" diyerek.
Kırsan bile beni, darılmam, inan
Arı ol öz topla peteğe taşı
Ter çiçek kokarsa bal rafta kalmaz!
Sanma ki beyhûde, boşa uğraşı
Gayretin zay olmaz, ârafta kalmaz.
Zaman sele benzer; katar önüne
Ey gözleri kin kusan, kalemi kirli Adam!
Hiç olmazsa bu günde, ara ver dırdırına.
Ey kâbus, karabasan, sözü zehirli Adam!
Sus, Allah aşkı için! Bayramın hatırına.
Bayramlar her milletin, ulvî ortak paydası




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!