Hipodroma döndü şu gönül arsam
Gelen gam atını yarıştırmakta
Ne zaman bir dostun yanına varsam
Acıyla yüzünü buruşturmakta
Mizacım gereği hep gülümserken
Nakşetmiş Yaradan "Nurlu Kitap"ta
Karadan ayrılır ak ihlâs ile
İkâz da kul için akla hitap da
Âleme ibretle bak ihlâs ile
Beşerin helâkı hadsiz hevâdan
"Han" deriz biz; hoş görünür burası
Dilerim ki ömür yolun uz olsun
Her gelene serilidir sofrası
İlk aşında hecemden az tuz olsun
Ana dizin, kılavuzun var ama
Bahar baş kaldırmış kış uykusuna
Kurtarmış canını kar ile dondan.
Son vermiş semanın homurtusuna
Arının parende atışı ondan.
Etme demem; bin senelik hayal kur
Lakin, yıllar yaş alıyor bil, e mi
Bittiğinde bir ömürlük o parkur
Kirpiklerde yaş kalıyor bil, e mi
Sanmaki hep güller açar yüzünde
Ey sefil benliğim nefse yâr âmâ
Görmeyi başar ki us ibret alsın
Gülzâr-ı gönülde diken var ama
Dermeyi başar ki hoş sadân kalsın
Akıl başta iken mel'una taat
Sevgisiz kalplerde dem yapmış elem
Dün gülen gözlerden kan akar bugün
Âsâr-ı nefise sunsa da kalem
Şiire, sanata kim bakar bugün
Kalpte kök salınca zerki benlik ur
El ayak çekilince, her gece sessiz sessiz
Gönüllerde bir otağ, dertli baş arar hüzün.
Güz güneşine benzer; tebessümden yoktur iz
Solmuş, sararmış çehre; çatık kaş arar hüzün.
Elde mendil, dilde âh, gözde yaş arar hüzün.
El ayak çekilince, her gece sessiz sessiz
Gönüllerde bir otağ, dertli baş arar hüzün.
Güz güneşine benzer; tebessümü edip giz
Solmuş, sararmış çehre, çatık kaş arar hüzün.
Elde mendil, dilde âh, gözde yaş arar hüzün.
Ardımda yitik düşler, dilimde dinmeyen âh
Kış adımı andıkça, kar kapımı tıklıyor
Bahtımda çatık kaşlar; akrepler hayli küstah
Yelkovan hızlandıkça ömrümü tırtıklıyor
Serimdeki o bir çift fersiz zâra müptela




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!