Tebessüm et diyorlar; kara kalem ucunu
Umman-ı aşka banıp gönüle akmalıymış
Umut icin gelenin doldururken avcunu
Gözlerinin içine gülerek bakmalıymış.
Gecenin gözyaşları damlasa da eline
Yiğitler yurdunda muhkemdir kal'a
Sarsılmaz, tarihten ibret aldıkça
Nam namerde kalır meydan çakala
Zalime yaltaklık onur oldukça
Sussam ne farkeder, artık belirgin
⚘Derine daldıkça dersimi aldım
Zaman çok değişmiş an başka türlü
Belli ki bu çağa yabancı kaldım
Sahan çok değişmiş nan başka türlü
⚘Duygular riyakâr düşler dünyevî
Güvenip kör talihine bel bağlama yardımına
Zannetme ki yol gösterip başarılar diler sana
Sağlam zemin bulsan dahi atacağın adımına
Üzerine diken serip, utanmadan güler sana
Doğduğunda pek görünmez; sanırsın ki hep boş yatar
Hayy secde beklerken un serme ipe
Süslü han sandığın diyâr-ı sürgün
Emir almış Hakk'tan nefsi takibe
Azrail kapıyı çalıyor bi' gün
Peşine ölümü takmışken ilâh
Kar varken saçında boş hayal kurma
Kırar kırk yerinden üzer kış seni
Aldığın övgüyü kibire karma
Mahveder mahşerde o alkış seni
Ne zaman kalemi alsan eline
Demeyin ki hiç fark yok; Vatana ihânete;
Eskiden soysuz arar, pek zorlanırdı lâin...
Oysa şimdi talip çok bedduaya, lânete
Huzur gönlüme fîrar; dört yanım alçak, hâin.
Tam şafak söktü derken hazân esti...zamansız
Sağ kolundur bugün, lakin; gider birgün üzülürsün
Kızar, küser hem hatta kin, güder birgün üzülürsün
Sanma hâli hep hoş olur, kalbi katı bir taş olur
Otağında baykuş olur, öter birgün üzülürsün
Aşk ilâhi, geçilmez bu sevdadan
Sînemde har mevsim bahar der sûfî
Nasip, nimet bir tek O'ndan, Hüdâ'dan
Fâni ağyar, dost bir O var der sûfî
Diller kazan, kaynattığı kıyl-ü kâl
Bir garip yolcusuyuz varlığın gayesinin
Takılmayız peşine nefis pespâyesinin
Artık ardı göründü ömür sermayesinin...
Zaman sona zimmetli, O’na doğru akıyor
Güneş batmaya yakın göz toprağa bakıyor.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!