Bilirsin ŞAiRAGAM, saygım büyüktür size
"Bir bildiği var" deyip, mahşere de gelirim.
Emrinize olup râm, eşimden alıp vize
Kıratımı yükleyip, göklere yükselirim.
Lâkin, bir problem var; bence geçerli sebep
Meziyettir, biliriz dostluğa sadâkati
Hesapsızca harcarız gönül sermayemizden.
Kesilse de kimi gün dizimizin tâkati
Zerrece sapma olmaz hedeften, gâyemizden.
Lâleye benzer boynum; dost olana eğiktir
Bir zamanlar Hülvani, şairağam, yoksul, ben
"Mahşerin dört atlısı", korkusuz cengâverdik.
Hazırdı terkimizde yensiz yakasız kefen
Ağamız liderimiz, biz de ona yaverdik.
Dâvâmız vardı bizim; hayalden ve seraptan
Zerki zehir baht-ı kara'm, yok mudur hiç yazın senin?
Tat verirsin gram gram; yere batsın nazın senin.
Bilmem ki bu nasıl düzen, diken dolu her bir kozan
"Fazla sürmez" dedin hazan; çoğa döndü azın senin.
Avrupalı değilmişiz! Böyle demiş haçlı kindar
Sebep belli! Türk Müslüman, devlet güçlü, halkı dindar
Ta ezelden düşman bunlar; Şaşılacak bir şey mi var?
Bilmiyor ki, artık çok geç; Berlin, Paris mesken bize
Dinle beni Vahşi Batı! Ey Avrupa! Sözüm size;
Rahmet yağmayınca ne etsen boşa
Toprak çorak, güller, dikilmez olmuş.
Yürekler kaskatı, dönüşmüş taşa
Gözlerden öfkeler sökülmez olmuş.
Kargalar pür dikkat, tam saha siper
Bir garip yolcusuyum varlığın gâyesinin
Yâr dedik Yaradana, yarı Bir'e indirdik.
Artık ardı göründü ömür sermayesinin
Şükür, gemsiz her hırsın gözyaşını dindirdik.
Kahretse de iblisi çıktığım her basamak
Bahar baş kaldırmış kış uykusuna
Kurtarmış canını kar ile dondan.
Son vermiş toprağın homurtusuna
Arının parende atışı ondan.
En erken uyanan yine karınca
Susadıkça idrâkim cehâletin çölünde
Tefekkür deryasından su taşır gönül kabım
Anlar iz’an "Mutlak kim?", "Kudret kimin elinde?"
Dil susar hayâsından Kur’ansa muhatabım.
Kirpikler el çektikçe serimde pencereden
Yaranmak zor imiş kadirbilmeze
Ne etsem kabahat, ne söylesem suç.
Sunduğum sevgiyi yaptılar meze
Herkese kırgınım; üç kişi hariç.
Kimi yüreğime ekti elemi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!