Öyle anlar olur ki insan esirdir hüzne
Ne kalpte gam eksiktir, ne de gözde bir an nem...
Meşveret meclisinde tâbi olsa da izne
Ağlamak ayıp değil, sebep sen isen ANNEM...
***
Cân evimden vurgun yedim, kan damlıyor yaradan
Kara bahtım hasmın çeri; vay halime vay benim...
Nice eyvah, keşke dedim, şahidimdir Yaradan
Çekin sırtımdan hançeri; âleme rüsvay benim.
Hangi dalı tuttu isem ya kırıktı, ya çürük
Gönül bağlarına diken ekilmez
Muhabbet sazına söz ara gönül
Sitemle dünyanın kahrı çekilmez
Arıyı takip et, öz ara gönül.
Ok hedeften şaşar yayı germeden
Bir başka sert esti bu sene hazan
Meşeyi, çınarı sökerek gitti.
Bazen fırtınaydı, boraydı bazen
Sîneye efkârı dökerek gitti.
Emir bu! Bakmadı yaşlıya, gence
Ey Talih, dostum olsan, fırtınaya dönüşüp
Güzelim gülzârimda hazân olup esmezdin.
Her feryâd ettiğimde dertlerimi bölüşüp
Haz bulup her zârımda, ömür boyu küsmezdin.
Her asılmaz engelde bir nedâmet beklerken
Gör ki şimdi ne haldeyim senden ayrı düşeli
Gönül yurdum yangın yeri, sönmek bilmez har bende.
Düşlerim kasvet karası, umudum endişeli
Kalmadı gözümün feri; dilde âh-u zâr bende.
Sor ki gönül defterimden kaç kez sildim adını
Madem ki son durak Hakk'kın dîvanı
Fâniye el vermez, etmeyiz meyil.
Mâvera yoluna dizdik kervanı
Tükenen ayaklar, gönlümüz değil.
Naz etse tan vakti, geç gelse sabah
Gör ki ne hallere düştüm, terk edince tahtını
Bahtı kara, kalbi kırık, iflah olmaz kul oldum.
Hani mahşere kadardı, unuttun mu ahtını?
Gözü yaşlı, perişanım; yüzü gülmez kul oldum.
Gündüzler geceye döndü, kara giydi güneşim
Hasret dayanılmaz hal aldı Ey Yâr!
Hicrân yüreğime hüzün dokuyor.
Kalbim paramparça, yaşanmaz diyâr
Baktığım aynalar ölüm kokuyor.
Bir fırtına gibi esip amansız
Ey Eşref-i mahluk insan!
Gülsün farkında değilsin
"Düşün! " diyor her bir âzan
Dölsün farkında değilsin.
Ne sultansın, ne hancısın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!