.../ bir fotoğrafın anatomisi.
oturmuş ıssız bir yolun ortasında,
öylece gökyüzüne bakıyordu kadın…
gülüşleri,
neyleyim ben sarayı köşkü
elimde elin olmayınca…
rüzgarlar … yağmurlar,
gündüzler ve geceler
içinde kokunu taşımasa,
zamanım tükenir; azrail söyler son sözü!
Ne acelen vardı,
Zamanı sollayıp son viraja,
girmeye?
Geri dönmek istesen de,
Artık çok geç...
Her manevra,
Sorun,duvardaki fotoğrafın
eskimiş renginde değil.
sorun;bakışlarının,
yüreğimde bıraktığı kırmızıda!
Durup durup bir türkü takılıyor dilimin ucuna.
"Gesi bağlarında dolanıyorum
Yitirdim yarimi amman aranıyorum"...
Gözlerimi yumup çocukluğuma yol alıyorum.
Annem mutfakta kap yıkarken,
O yanık sesiyle yine bu türküyü söylüyor...
pusulası olmayan sanal bir geminin
prangalarında uluyan soysuzlara
satıldı bir kalemde, özgürlüğe hasret sevgilerim!
sonsuz bir karanlığı parçalarken
kalbimdeki ölü ruhların çığlıkları,
Hangi rüzgar,
teninin kokusunu taşıyorsa;
Onun geldiği yön(d)edir,
benim kıblem...
Geceyi en karanlık anında yakalayan
Sessizliklerde seni düşünüyorum…
Seni düşünüyorum;
Aşka gebe doğum sancısı çeken duygular
Ve açlığa mahkum yoksul bebelerin bakışlarında!
Seni düşünüyorum;
Zor gelen ölüm değil, usta;
Ya bir de arkanda bıraktıkların,
Yokluğunun farkında olmazsa..!
Kemal Eyüboğlu




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!