bizi yok sayıp
kanımızı emenlere inat
bizim de
beynimizde mantıklı bir sav/ımız
alın teriyle pişen bir kap aş/ımız
ve yüreklerimizde hiç sönmeyen
Zamanın en karanlık anında,
Şeffaf bulutları örtündü...
Ve utangaç bir kadının çekingenliğinde,
Göğsünün en açık yerinden,
Ay'ı sundu, denizin bakışlarına,
Gökyüzü...
Trabzon'dan selam olsun:
Edirne'ye, İzmir'e, Konya'ya, Diyarbakır'a...
Türkmenlere, boşnaklara, lazlara, kürtlere.
Selam olsun; dağlara,ırmaklara,ovalara...
Ve içinde yaşayan canlılara.
Selam olsun Afrika'ya,Avrupa'ya,Asya'ya...
ben seni düş mağaralarımdan
iğne uclarıyla,kilim nakışlarıma
işledim.
karanlık gecelerin sağanaklarında
çakan şimşeklerde,yıldırım diye bekledim!
sen beni hiç sevmedin ki.
Kökler ve Renkler
Köklerin,
ister;
Asya,Avrupa,Afrika...
İster;
bunca zulüm,bunca adalet/sizlik
senin izninle ise eğer,
sesimi duyurmak için
günah işlemeye değer
Kemal Eyüboğlu
yaşamak
yaşamak sensiz
kanadı kırık bir martı
Ve
kaynağı kurumuş denizler gibi...
Adam güzel kadına seslendi;
Donuyorum! Bir avuç güneş verir misin?
Kadın;
Burada, yanımda mı ısınacaksın, paket mi yapayım?
Adam;
Bilmem ki, kararsız kaldım şimdi..?
Sabret Sevgilim!
Geceyi gözlerinin rengine boyadım,
Gün yeşil doğacak...
Biz,
yüreğimiz ve
vicdanlarımızı ilgilendiren
konular hariç,
aklımızda olan her şeyden
mezun olduk...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!