Oturmuş postuna nuska yazarsın
Hep fırsatı kollar çalıp çırparsın
Bir de utanmadan dini satarsın
Hadi yürü yobaz ancak gidersin.
İşin gücün yalan, ahlak taslarsın
Ne hayaller uğruna ziyan oldu bu yaşam
Farkında mısın?
Çöle döndü Karadeniz'in yeşili,
Buz kesti Ege'nin suları!
Sona doğru yaklaştığımızın farkındayım;
Bile bile,
Göz göre göre...
Ve el ele,
koşa koşa...
Yuvarlandık topluca,
kör kuyunun dibine!
ıssız ve karanlık bir yoldan gidiyoruz.
peşimizde soysuz ayak sesleri,
önümüzde, asırlık çınar ağaçları…
ne geri dönüp bakabiliyoruz, ne ileri gidebiliyoruz;
ve biz korkuyoruz!
Kucağımda kedim,
On ikinci katın balkonundayım.
Kışa hasret gökyüzü...
Çarpık kentleşmenin kurbanı caddeler...
Denizden uzak,soluksuz sokaklar...
Birbirine yabancı,
Sustuk!
Sustukça,
Derin yaralar açtık,
ruhumuzda.
Gün geldi,
acıdan ağladık.
ben;
aşk,sevgi,insanlık
dedim...
sen;
haram mı,helal mı
yenir mi,yenmez mi?
Bir yanım Spartaküs,
Bir yanım Pollyanna.
Kulağımda,
Vivaldi'nin “4 Mevsim”-Sonbahar-
konçertosu.
Ve zaman,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!