bakma öyle, gözüne kurban olduğum.
bakma ki,
aralanmasın deli gönlümde sevda kapıları.
ne olur, bakma uzaklardan yakın yakın!
bakma ki; yakmasın seni de beni de,
kırılmış ve yorgun kalbimin kor ateşleri.
Bir bilsen nasıl sevdim;
Gözlerinde baharı,
Saçlarında rüzgarı,
Avuçlarında umudu.
Gitme kal, demeyeceğim,
gittiğin gün biliyordum:
yüreğinin,
yüreğimin sıcaklığında
bahara yeşerdiğinde
döneceğini...
çünkü; gidişin,
Hiçlik denizde yüzüyorum,
Umutlarım can yeleğim...
Yarınları bugünden görüyorum;
Fırtına koptu kopacak...
Uzaklaşacak Güneşin önünden bulutlar,
Ve eriyecek içimdeki buzlar, biliyorum...
bir garip mahpusluk
yaşıyorum, içimde;
parmaklıklar önüne,
tütün bıraksana!
Çarlık Rusyası'nın 1914-1917 Trabzon'u işgal yılları!
Katırım bizden önce
Yola çıktı gidiyor
Haçlı girdi ülkeye
Dokunuverdi bir serçenin kanadı düşlerime
Kuraktı bahar yağmurlarına uyandı rüyalarım
Kısırdı bir yaban çiçeğine döl tuttu yüreğim
Korkaktı güneşi yakaladı hapsetti avuçlarında kalbim.
Bir serçe konuverdi gönül pencereme
Güneş olabildiğince
parlak.
Gökyüzü cam gibi.
Martılar denizden uzak.
Süzülüyorlar,
Şehrin beton yığınları üstünde.
Okyanusa akan nehirler,
Bentleri yıkacak büyük dalgalarız...
Mor yağmur,
Menekşe alevi,
Yedi rengin şavkıyız...
yeter artık,susma!
haykır içindeki sevgini...
sen sustukça,ay susar
yıldızlar boyun büker karanlıklara...
ne güneş ısıtır gündüzleri,
ne rüzgarlar şenlendirir gecelerimi.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!