hüzünlü güz rüzgarlarının sürüklediği,
çınar yaprağı misali;
kuş uçmaz, kervan geçmez
ıssız bir ormanın ortasındayım...
artık ne güneşe
hadi gel!
herkesten uzak,
tenha bir çıkmaz sokağa
yağsın ruhlarımız.
sen yüreğini
yükle yan fülüte,
Ben dindar değilim,
Fakat:
İbrahim de, Musa da,
İsa da,Muhammed de
benim...
Ve "En-el Hak" diyen,
Aradan uzun zaman geçti.
Dün gece rüyamda gördüm seni.
Şımarmak istedim, sana.
Gücüm elverdiğince, koştum yol boyu.
Düştüm!
Avuçlarım, toz toprak içinde; kan revan...
Bizde;
Kazanç asgari,
harcama askeri.
Beynimiz askeri,
aklımız asgari.
Sözlerimiz askeri,
on iki ayın içinde,
en çok sevdiğim nisandı.
nisanda sen gittin ya anne,
takvimlerde on bir ay kaldı!
K.E.
Bakmayın sessiz,
sakinliğime.
Aslında çok geveze
biriymişim. Annem öyle derdi.
Fakat, zaman zaman bir berbatlık çöker üstüme...
İçime kapanırım;sessiz
Belli mi olur.
Belki,
Menekşelerin pembeden mora çaldığı,
Bir mart sonu
Ya da, nisan başı...
Belki,
Yine gece.
Yine saat, senin yokluğun...
Benim yaşadığım şehir,
Denize başını yaslamış uyuyor.
Ve benim gözlerim
Senin bende unuttuğun
biz,78 kuşağıydık.
devrim uğruna,
meydanlarda heder olduk!
olmadı,başaramadık...
eve döndük.
bir küçük rakı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!