Almış başı burdan kaçıp giderken
Kurtulmanın sevinciyle dört döner
Sağa sola el sallayıp, göz kırpar
Bayram yapan çocuk gibi sevinirken
Ne of diyor ne ah diyor
Sevincinden gül verirken
Canıma kastetmiş candan sevdiğim
Hırsından kudurmuş al senin olsun
Ömrümü verirken candan bildiğim
Şu canım fedadır al senin olsun
.
Uğruna yolları aşıp geldiğim
Aman ağam, sapma yanlış yollara
Rüzgârlara sakın ola kapılma
Bir koltuğa, mala mülke dolara
Özünü bozup da, sakın aldanma
Şu dünyayı gözün ile gönlünde
Dostum diye tutma sakın elimi
Özü bozuk sözü bozuk katiller
Bala katıp verir zehrin yelini
Dili tatlı eli kanlı katiller
Amerika katil diye sözüm var
Ana candan öper yâr’im dudaktan
Sarılırlar cana candan yürekten
Sakınırlar beni daldan budaktan
Kim sever ki beni candan yürekten
Sevgiyi verirken zevkten sevinen
Ana dersem ana, adını andıkça
Gözüme fer gelir, gönlüme derman
Sesleri özüme ferman
Ummandan ummana akan
Damarımda çağlayan bir kan
Evrene sığmayan yüceliğin
Anadolu insanı, gülmez oldu yüzleri
Söyle gardaş söyle de, âlem duysun halını
Güz gülleri gibisin, gözünden döküleni
Anlat gardaş bilelim, kim yaktıysa canını
İki öne bir geri, sallanarak giderken
Anadolum, Can Ana Dolu
Uğruna canlar verilen, kanlar dökülen
Dört mevsimi, bir günde yaşatan
Canıma can katan, yiğidi sevdaya salan
Güzelin gözünde deryayı bulan
Kaşlarını yay, kirpiklerini ok yapan
Ana Kurt'a sormuşlar, "söyle derdin nedir ki?"
Ana der ki, "ah oğul", "göz değil, özüm ağlar"
Dağ başına savrulan, rüzgârdaki kül gibi
Kızgın tava içinde, kuduran özüm ağlar
*
Elek gibi delinmiş, yüreğim darma duman
Şu dünyanın ırzına, sessiz gizli geçerken
Üç günlük dünya için, yürekleri yaktınız
Hiç bir dine uymayan, yeni din üretirken
Acımayan yürekle, analar ağlattınız
Aylar değil yıllardır, doymayan gözünüzle




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!