Hepimiz aynı nesil, aynı kökten geliriz
Gök kubbenin altında, çiçek gibi açarız
İnsan gibi yaşarken, sonrada ayrılırız
Bak şu dünya şekline, dağlar, nehirler ova
İnsanlığı unuttuk, bak kaldık şimdi yaya
Doğru söze, güzel göze, hasretim
Özü sözü doğru gidip yol bulan
Nerde şimdi, eski dostlar, beklerim
Dünya hali cümle alem hep yalan
*
Dalgalı yüreğim, denize benzer
Kıymet bilmez düştüm yarin eline
Topaç gibi her bir yönden vuruyor
Savrulurum esen yarin yeline
Felek bana her bir yönden vuruyor
Kahırlandı deli gönlüm bu gece
Her günüm bayramdır bilmeyen duysun
Sen seni bilmezsen neyine bayram
Yaradan emrini bilenler uysun
Sen seni bilirsen her günün bayram
Aynaya baksana görür gözlerin
Bu ne böyle bu ne hal, bu yol nere gidiyor
Girmişiz bak kavgaya, herkes ayrı söylüyor
Ayrılığa düşenler kim kiminle gidiyor
Akıllar uçmuş baştan, herkes ayrı ötüyor
Kim kimden ne istiyor, bir kez bile bilseydim
Herkes kalkar tarif eder bir yönü
Nasıl etsem nere gitsem bilmiyom
Giydirirler bana her gün kefeni
Nasıl giysem nere gitsem bilmiyom
Yol şaşırmış göçmen kuşlar gibiyim
Herkes laf söyler, durmadan eleştirir
Cımbızla lafı ceken, durmadan çekiştirir
Kime sorsan doğrudur, olmuş hep bir taraftan
Yolu yönü şaşıran, söyle, sen hangi taraftan
Hastalar çok üzgün, hastane mahzun
İnsanlar koşturur, dizleri yorgun
Çareyi bulamaz, gönüller mahzun
Son sözü söyleyen doktorum yorgun
Doktorlar girdiler peşi peşine
Gülü gördüm severken, dikenine katlandım
Kan aksa da yürekten, acılara dayandım
Bakma sakın yüzüme, her bir renge boyandım
Kaç yüzüm var söyleyin, hangi yüzle seveyim
*
Kispet giyen meydanda, nara atıp kükrerken
Hava kirli, su kirli, çevre kirli
Kirlenmedik neyim kaldı, bilmem ki
Yürekler elden gitmiş, söyleyemem bir şey ki
Buralardan uzak gitsem, her şey düzelir miki?
İnsanlar yaşarlar şu kirlenmiş ortamda




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!