Durmadan fır dönüyor, yine neyin peşinde
Büyük küçük demeden, herkes hesap derdinde
Kisvesine bakarsan, iyi makam mevkide
Büyük küçük demeden, herkes cebin derdinde
Kimine kader deriz, kimi nede cinayet
Derdinizi Anlatın Rabbime
Bir dışarıdaki kara baktı, bir bana
Gözleri gözlerimde, yutkundu, bir daha yutkundu
Sustu, çömeldi yere
Kar beyaz, yürek dertli ve kara
Ne elde var, nede cepte beş kuruş, varın siz düşünün gayrısını
Lafları ip oldu hali defle zil
Hovardaca tavrı bitmiş ki pil
Saçları yoldurmuş çalmak ister kil
Temizlik yapacak derman kalmamış
Dürüstlük yaparken yalanı hazır
Acı keder parayla da alınmaz
Gün gelince göreceksin o günü
Yüce dağın kışları da tükenmez
Hele bekle fırtınalı günleri
Her gün aynı, dertleri de çekilmez
Dertler girmiş birer birer sıraya
Yaprak gibi dökülüyor yürekten
Görseler anlamayan insana
Yürek yanmaz avucuna köz döksen.
Ne dost olduğu belli nede düşman
Ele alan posta vurur
Kuru sevgi boşa gurur
Eli değil dili vurur
İnler durur dertli sazım
Kış gelince kuru ayaz
Konuşmak benimde hakkımdır diyen
Ulu orta meydan okur arkadaş
Adalet önünde eşitiz diyen
Devletime küfür eder arkadaş
Salyalı ağızla meydana çıkan
Deyin hele bana doğru söyleyin
Gemiler mi battı yoksa yürek mi
Yalanlara köle kullar söyleyin
Gemiler mi batar yoksa yürek mi
Hasletler çürümüş sevgiyi bilmez
Sen, benim diyenler beni satmışsa
Sırtıma binerek dağı aşmışsa
Doğruyu bırakıp yanlış yapmışsa
Deyin hele dostlar ben neler deyim
Ekşimiş mayayla yoğurt yapılmaz
Dil, olur mu ki hiç tatlı
Altı üstü bir deri
Ustasının elinde, kabına sığmayan şu hali
Gözünün içine baktığımda
Ucundan akıtıyor, görseniz o balı
Görmeye, bilmeye hiç gerek yok




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!