Anam koymuş kazanı
Ocakta karıştır
Çoluk çocuk aş bekler
Bizim ki dert kaynatır
*
İki kişi başbaşa
Keklik uçmuş, kanatları çırpınır
Benim yârim uzaklardan bakınır
Dili dönse tatlı, tatlı konuşur
Benim gülüm uzaklarda kıvranır
Kuşlar gibi özgür olsam uçsaydım
Başımın üstüne koydum şapkayı
Kelimi kimseye göstermez oldum
Yağmur yağdı örttü çatlak toprağı
Hileyi hurdayı göstermez oldum
Arısız yapılan tüm ballar tatsız
Ömür boyu benim olacak sandım
Güzeller içinde gonca gül seçtim
Ellerden sakladım inandım kandım
Yüreğim dağlandı kendimden geçtim
Ağzıma dizildi bilseniz laflar
Sabır dileyerek kendimden geçtim
Küfürden kaçınıp Rabbimden aflar
Diliye diliye kendimden geçtim
Akıl defter değil yazdım bir yere
Göz göze bakarken, nasılda gülüyorduk
Cama vuran yağmurun, ahengini dinlerken
Dilimizde nameler, huzura eriyorduk
El ele tutuşarak, geleceğe gülerken
Yürekler sıcacıktı, sözleri baldan tatlı
Görünce gül yüzü, ateşe düştüm
Sarsıldım titredim kendime geldim
Dillerim tutuldu peşine düştüm
İçimde bir sırla kendime geldim
Uzaktan uzağa çektiğim derdim
Bir hal oldu bizlere, neden kızdık dünyaya
Herkese kin kusarken, kendinizle derdin ne
Aynada bak kendine, sonra koysan tartıya
Bütün suçu bulursun, kendin hariç herkeste
Kimse zarar veremez elim dilim durursa
Gönlümü çevirmiş demir parmaklık
Özgürüm diyerek boşa sevindim
Her taraf kokuşmuş her yer karanlık
Yaşadığım hayattan kendim iğrendim
Müslümanım diye övündüm her gün
Her gelen vuruyor sazın teline
Dost yürekten, düşman ayrı yerimden
Akıl kalmaz oynar hemen yerinden
Akıl fikir kalmaz kavga ederken
*
Gül dediğim gülmez oldu yüzüme




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!