Gece gündüz devamlı, bal kaymağı yesem de
Ne oldu bize böyle, ağzıma tat vermiyor
Eksik olan nedir ki, bende neler etsem de
Yaşadığım şu dünya, bana huzur vermiyor
Herkesin doğrusu var, bir birini tutmuyor
Dörtnala kalkınca tayların şahı
Hüneri ortaya döken dökene
Şimşek gibi çakar gökte kılıcı
Meyvesi zehirdir içen içene
Gece karanlıkta alev dans eder
İçimde bir yara var, bir de sen,
Ne yaraya derman var,
Ne de bana bir bakan
Herkes ham armut olmuş,
Aşırırken lokmayı
Boğazdan aşmıyorsa,
İçimdesin
*
Seni senden istiyorum
Senin yerin şu yüreğim
Gül yüzünü seviyorum
Sırlarınla içimdesin
İçin İçin Yanıyor
İçin için yanıyor, sevdası yüreğinde gizli
Sırları yüreğinde, trip atıyor
Kızılırmak gibi akıtır, sessiz sedasız
Hüzünlense de deli gönül
Şaşmadan hedefi isteyen doru tay gibi
Gül olmayı bilen gül gibi kokar
Benide dikene benzeten olmuş
İğneli yorumlar canları yakar
İğnelerim batar olmuş zalime
Halkımın dertleri yürek yakarken
Hayat boyu yemiş acı biberi
Gönül viran olmuş görmez bir yeri
Rampada yükünü bırakmaz geri
Gambur sırtın dile gelir ihtiyar
Dağlar gibi yükü tutmaz ellerin
İki Ayaklı Mallar
Ne güzel günlerdi, bağlarımız, bahçemiz
Gül dalında, bülbül durmaz şakırken,
Bin bir çeşit güllerim kokusunu yayardı
Yıllar böyle geçer, sandı yüreklerimiz.
*
İki gözüm iki pınar
Hasretinle yanıyorum
Dağlar başa karlar yağar
Özleminle ağlıyorum
Sen gidince yürek yandı
Niyet ettim yürekten bende seni sevmeye
Başkasına bakarsam iki gözüm kör olsun
Hak huzurda yeminim seni her an sevmeye
Eğer bende cayarsam iki gözüm kör olsun
Her an bana dönerek görmek isterim yüzü




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!