Dar geldi sokaklar dar geldi evler
Ne huzur kaldı ne yüzler güler
El gülerken, bana kefenler biçer
Önümde kaderim arkamda keder
Yüreğinde ateş var hemen her gün harlanır
Kızarırken yüzleri görsen nasıl darlanır
Yüce dağın başında estirdikçe karlanır
Şu sevdanın uğruna görsen nasıl darlanır
Her bir yağmur tanesi damla damla düşerken
Davul dengi dengine vurulmalıdır ağam
Yayalar atlılara eşlik edemez ki
Çünkü bitmiyor onların istekleri, hangisine yetişeyim
Zaten ne gücüm var, nede kudretim
Zor dururum ayakta,
Bu dert yakar yüreğimi
Dayamış sırtını yüce dağlara
Çevresine bakıp hava atıyor
Üç beş günlük seyis olmuş hara'da
Alimlere akıl verip seviyor
Ne yüzleri gerçek nede sözleri
Ay bile saklanmış ziftin içinde
Ben seni sakladım sazın telinde
Bilmesin görmesin mahrem yerimde
En güzel köşklerin içine koydum
Lal oldu dillerim sarardım kaldım
Ben seni gül diye sevmiştim
Kışın ayazıdan
Yazın sıcağından
Uzak tuttum gökte uçan kartaldan
Yerde kaçan itten, çakaldan
İstedim ki !
En zor sanat meğer anne olanmış
Dağları taşları taşır yürekte
Cennetlik müjdeyi Haktan alanmış
Her bir derdi gizli taşır yürekte
Herkese gül gibi kendine diken
Hayal mi gerçek mi bir sorabilsem
Sevdanın özüne bir erebilsem
Ceylan gözlerini bir görebilsem
Sevdanın özüne bir erebilsem
Yıllardır ruhumda sakladım durdum
Erenleri candır diye görmeyen
Yollarına gülleri de dermeyen
Kurban olup yollarına gitmeyen
Hasan ile Hüseyini bilmeyen
Muhammed le Ali’yi de sevmeyen
İnsana insan mı denir dünyada?
Eriyen bir mumun yanı başında
Kırmızı karanfil koku yayıyor
Aklımı başımdan o an alınca
Kalbini kalbimin içe koyuyor
*
El vurdum dil döktüm güzel gönlüne




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!