Mihraba minbere çıksan da her gün
Doğruyu demezsen vebal sendedir
Parasızlar gelir beş vakit her gün
Paralı gelmezse vebal kimdedir
Makamın geçerli öyle bir yer ki
Bu gün benim veda günüm diyeyim
Ay bile doğmadı karardı gecem
Aklım yön vermiyor nere gideyim
Dillerim lal oldu sessizdir gecem
Yaralı yüreğim şaşırdı yönüm
Veren sensin, sahip sensin
Candan öte can mı var ki
Beden senin, ruhum senin
Bana kalan geri ne ki
Bir hiçliğe girmişim ki
Kim kimin dostudur hiç belli değil
Sırtını dönene vuran kaçıyor
Dost dediğim asla dostça da değil
Dostluklar yalanmış vuran vurana
İnsanlar un değil, unvan derdinde
Elleri nasırlı insanı görsem
Eğilip elini öpesim gelir
Yüreği nasırlı zalimi görsem
Alnının ortaya vurasım geldi
Gece gündüz akıl teri dökenin
Bakın dostlar, şu ülkenin haline
Görünmez şimdi, ne bey, ne beyzade
Yerler birbirini, bakın şu hale
Sözler ağır gelir şu yüreklere
Görmedim, duymadım tarihte böyle
Hele şu dağlara çıkıp baksana
Lale sümbül yaşıyorlar orada
Ayrık otu, yaban otu yan yana
Hepsi yaşar huzurluca dünyada
Nice nice canlar yaşar etrafta
Ağlamak ayıp mı söyleyin bana
"Yiğitler ağlamaz" nasıl diyeyim
Sessiz mi kalayım akan şu kana
"Yiğitler ağlamaz" nasıl diyeyim
Ağlamak ayıptır diyeni görsen
Sen ağlama, ben ağlamam, kim ağlar
Ben sussarsam, onlar karalar bağlar
Dar gününde, sesiz olan korkaklar
Onlar arkaya saklanan insanlar
Kaderi ağlamakla başlar onların
Yiğitsin diyerek sırtıma binen
Ellerin yanında köpek oluyor
Dar günümde korkup arkaya sinen
Yallana yallana köpek oluyor




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!