Gül kopunca durmaz daha dalında
Dilinden çıkanlar üzmesin canı
Ağzımız tadlanmaz yesen balından
Gülerken yürekten akıtma kanı
Dağlara taşlara anlat sırrını
Akşamın karanlığı çökerken
Duyduğum sözle
Alev alev yandı yüreğim bir an
Donmaya başladı el ve ayaklarım
Kaskatı kesilmiştim
Gördüğüme, duyduğuma inanmak istemiyordum
Akşamlar dertlendirir insanı
Baş düşüp, yaşlar dökülürken yere
Zülüfler gizliyor akan selleri
Hesap, kitap yapılmış,
Ah, ah işin sonu felaket
İflas etmiş insan gibi kalmış sahra çöllerinde
Aldım kalemi elime, bir şeyleri yazsam diye
Ben kaleme baktım, kalemde bana
Yürümedi, yürümüyor bir tek adım bile attırmıyor
O direndi, ben direndim.
Tuttu yine bir inadı,
Katır bile şaştı kaldı bu hale
Alem dert çekerken eder ah-u zar
Daralmış yüreğe doktor ne yapsın
Ömür gelir geçer etmemiş hiç kar
Yüreği yanana hiç dokunmayın
Rabbim akıl vermiş kullan diyerek
Yine geldi hepsi birden oraya
Muhabbette insanlarla olmaya
Koymadılar insanları daraya
Alevisi sünnisi bir olmaya
Konuşurken bakmadılar kem gözle
Sessiz sessiz ağlarım, dualarım dilimde
Günlerdir perişanım, diyemedim kimseye
Bir taraftan güneşle, diğer yandan ateşle
Cehennemi andıran, alevlerle yanarım
Bir yanda börtü böcük, bir yanda insan seli
Şeytan gelip kalbimize girmesin
Güzelliği silip alıp gitmesin
Her gönülde bin bir delik açmasın
Allah ile kul arası açmasın
Her bir yere bin bir tuzak kurulup
Ana candır, dolar kalbe sevgisi
Baba kandır, damardan gelir sesi
Dokuz ay taşır, bilir evlat nefesi
Baba taşır ömür boyu herkesi
Çağlayandan akan ırmağın sesi
Ana baba tutmuş çocuk elinden
Hele varak şu okula demişler
Laf dinlemez yaramazın elinden
Şu dertlerden kurtar bizi öğretmen
Her gün evde hır gürümüz oluyor




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!