Geçen gece yine aradım duvarlar boyu
Sarhoş denizlerden o kırgın yakamozu
Her taşta, her yaprak ayası,
Her yosun parçasında durdum da bir bir,
Bir tanrı gülüşleriyle aradım onu...
Arkadaş istemez bu kederler
Ürkütme sen kimseyi
Yalnızlığın dostu olmaz
Bir yankı günü yine
O belde
Denizin yosun kıyısında
Taş merdiven
Üç basamak
Kaybolur
Ve çok uzak bir bilinci büyütür anarız
İçimizde büyülü bir hayır
Dışımızda acıklı bir evet
Susarız
Kim bilir şimdi hangi kara kıtada
Yer göklerinden yedi kuşak
Bir puslu yağmur güneşi
Ve iklimler arasında
O son nokta gibi
Sen
sevgisizlik canına tak demiş köprüleri deccal geçmiş
ecel buram ecesi etleri didiklemiş son söz bilmecesi
sanki teni beni seni gitmiş seslere susuş vermiş
büyük iş bu işin kencesi bencesi bir binlik cibinlik
işkencesi tok yemiş yok bu varlık dönencesi
kendine salhane geçim bilencesi bileni yok bilsen
Vakkas’ın bu saatine bir mim koy
Takır tukur öğütüyor ömrünü
Rakkas kesin içinde
Zaman el değiştirdi
Tanrıdan saate geçti
Saat
Vah vah benim varlarım
Bir kalıp yapıp sizden ben
Yokluğumu sağarım
Ters basma
Tez kalkma
Düşüverir atalarım
Sen ki varsın
Varlıkların içinde
Bir eski destan boyutu
Ve uzun, ve yorgun
Döngüler içinde
Varoluşu geçtiğinde
Bugün artık ben de
Ben de varolacağım
Bir kavrayış tutkusunda
Yeniden
Tüm çatlakları kıracağım
Aksınlar diye en keskin bir dönüşte




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!