basit ütopyalar için yaratılmadık biz
biz ki koyun koyuna bulutsu yalnızlığında
ezenlerin aklında kol gezen hayaletler
her zaman yollardadır
mağrur olanlar
şiirlerimi kaybettim unuttum mürekkebimi
serin akşamların karanlığı bakır hülyalarımda
çarşafım yorganım yastığım tan yeri özlemi
sabah kuşlarıyla karşılıyorum benim için olmanı
yazmak varolmanın seçeneksiz hergünü
günlüğümü göğünde tutuyorum kış kırlangıçlarının acısıyla siyatikli yokuşlu pelerinini takmış gibi gri bulutların
karanlığı şafağın keser
ümit geceden ağrıma kalır
kahkahamdaki yurtsuz nefer
dolanır gelir barikatın olur...
kaygılanır sonsuz uzaya bile
eskiyen unutulmaz
penceresi uzayın
okşayan tüm evreni
bakışımda kalan
göz kırpışına mağdur mahçup
parçası sanatı sanat yapanın
halimi anlamazsın düşkünüm başkalığına
başkalığına diyorum sen başkasın başkaları
başka baharların gülen gözlü kuşları
başka tüm şehirler ben hep ben her öteki adam
benden ayrıldın ayrılalı biraz biraz başkalarısın başkalarında
bu denli amatör olmasaydım kavuşmalara
herşeyimiz tamdı bir gözlerimiz yabancı
susuşumuzla çok şey anlattık birbirimize
sararan yapraklarda kırılgan öykümüz yalancı
serçelerin su içişi yağardı güneşimize
ağaçlar yapraksız bulutlar küsmüş yağmura
ben böyle yolculuklarla dağınık
sen öyle uykularla ayakta
hiç bitmeyecek dua gibi sürecek ayrılığımız
ama sürgit ömrümüz hep aynı solukta
birleşeceğiz aynı toprakta
yeryüzü kadar büyüyecek umudumuz
İkimize Bir Ara
bakma haziran şımarık çocuğudur
yaz yalnızlığının
caddelerde mora çalan bu * aydınlık
iki deniz arasında kalmış gibiyim
martılarını ayırt edemiyorum heyecanlarımın
dalgaları kıyıya doğru ateş gibi köpüklü
hangisi bende
ben hangisindeyim
bilmiyorum...




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.