nar çiçeğim suyun mu yok
ömrü billah unutulmak mı yoksa korkun
içimdeki boşlukta kayan yıldızlar yakıyor canımı
yıldızlarımıza tuttuğum dilekler ağardı saçlarımda
artık tüm yalnızlığım beyaz bir örtü güvercin kanatlı
beyazlığımla tamamladım ömrümü
ağır ithamlar baharla tazelenir titreyişinde yüzünün
acılar kıymık kıymık engeller sözcüklerin alışmasını konuşmaya
herşey seyrinde giderken başlar ölüm ben mutsuzluk konuşkanı
tertip düzen düşmandır şiire ve aşka farkettirmeden
çil çil bir kötülüğü anardım sanki saçlarına bakmakla
evimizin önünde arka sokağı yalnızlığımın
erguvan ağacı bakımsız olurdu hep nedense
aşağıda ara yerlerde çocuk sesleri
kadınlar kocalarına hazırlanıyorlar
sanki kaderlerine hazırlanıyorlar
çay içer gibi biter
sıcağından zevk alırsın
onda demlenir
sen tüketirsin...
aşkın yalanı ölümdür
yaramazdı çocukluğum
kırdım uçurtmaların kasnağını
undan* yaptığımız tutkalları döktüm hep
her topacın ipini ben kopardım
zorla öptüm asuman'ı songül'ü
pas vermedim hiç asıl aşkıma özlem'e
bulutlardandı öykümüzün anlamı
anı anını tutmazdı birbirimize bakışımızın
sende ilkyaz sonsuz
bende sonsuz ilkyaz
ortada hüznümüz...
bulutlardandı öykümüzün anlamı
anı anını tutmazdı birbirimize bakışımızın
sende ilkyaz sonsuz
bende sonsuz ilkyaz
ortada hüznümüz...
1.
çıkmaz sokak öfkeleriyle gitti güz
dün özlemi acısıyla yaşıyorum kışı
2.
sakallarımda uzak dağ korkuları
bu ürperiş hayra alamet değil be usta
sonumuzun sırrına erdik de bir tas suda
yarin ırağında baş edemedik
bir tuz taneciğiyle...
saç tellerine takıldı aklım
on bin yıl sonra
gelecek sıra sana...
kış fısıltılarıyla
diken üstündeyim




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.