seksi tutulurum yağmura huyum batsın
ömrüm aptal ıslatan
aşk ömürboyu habersiz yakalanmak yağmura
yağmura tutulmak dudaklarında gülüşün
tutuldum sana
çoğunluğu kahve rengi dağ sırtları
ve uzak köyler sessiz okulları
kendi halinde mezarlıklarıyla
kalbime doluşan peyzajı balkonumun
marmara gökleri hüzünlü ve gri
aramızda anadolu varsa
kıyamadığım olur kirpiklerin göğe kalkışı
boşa maviye uzanmaz hiçbir anı artığı
ve tenime dar gelir yeryüzü
bu yaşama gerekçesinde yoksa rivayetin
caddelere adım adım bölüştürürken umutlarımı
uzandım toprağa göğümde sen
yağmur yedim sırılsıklam damlam
bir idim bir kaldım yüzümde sen
baht edindim gurbeti anam babam
sen bilinir söylenmezsin hınzır
sabah selamı ısmarladım gözlerinin buğulu duman sarısı yollarından
nazlı yardan haber yok turna sürüleri çağıldar yarama sakarya akar gözlerimden
sırrını toroslar mı bilir kaçkarlar mı hikmetinden sual olunmaz ölmem gerek yar saçına bağbozumu
darmadağın suçlarımla bağışla yıllarımı
gelemem kendime sendeyim kalem kağıt
kalem kırmışım ömrüme umutsuz sayıklamalarımı
tanığımız olan tüm aykırılıkları acımasız dağıt
gençlik gibi yok dünyada ölüme mahrem
Az/Fazla
ince cılız kolları vardı
o ağaç bizim evimiz ocağımızdı
dağılan saçlarından topladığım
yaprakların her biri ayrı bir öykü olurdu
doğaya ekmek ve tuz taşır incinmiş
yaşamak dedikleri bakışlarının anlamı
özgürlük dedikleri boynumda sımsıkı zincirmiş
sensizlikte gülüşlerin eksiksiz tamamı
baktığım heryer bir toplama kampı
köprüler kurarım gözyaşlarına bulutlu suskun
evler kalır ben giderim bir zaman anlarsın dokunamadığımı yağmurlarına akşam güneşiyle
insanlar ölür kalır resimlerde anlamadığım bakışın




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.