izleri kaldı
bugüne getirdiğim acıdan çoktu
deniz türküleriyle uğurladığım saçlarının kokusu da
aynı sabah aydınlığını beklemenin güzelliğinde kurulan
uygarlıkların soluğuydu...
I.
sayılı günleri kaldı şarkımızın
ağız tadıyla uğurlamak kısmet olmadı ömrü
albümler kayıp eski karton kutularda
naftalin kokulu kumaşlar
kahkahası nasılsa ortasından kesik
adımları her yöne yarım
bakışları ancak kirpiklerinin ucuna kadar
suçsuzluğuyla suçlu
şarkısını bir kendi dinledi
ve tek kendine söyledi
kent yalnız ikimizin
ağırlaşırken akşamın alacası
haziranda arsız bu serinlik
kısa yolculuğumuzdan
çocukluğumuzun kallavi yağmurlarından kalma
ve zaman tiz sesli içeriğiyle ağlattı şarkımızı
sapak yolların oğluyum
kendini bilmez sabah yağmurlarıyla yıkadım
gönül penceremi
durulduğum sulardan sor uykusuzluğumu
deniz kızı saçlım
sınansın sol yanın kangren baharıyla tutkumun
her gün kendi içinde anlamlı
her gün ayrı bir rodrigo
temel bir salvo ömre
sessiz konçerto
yalnızlık ve sessizlik
sensizliğin eşliğinde hayat sahnesinde
sırma gölgesindeydim saçlarının
edanla konuştun yüreğime susuk
ben hiçbir haline yetişememiş kadar
mutsuz
bıraktığın ardına kuzgun
sana değil ardına
kimi düşündüğümü sesimde solan ışıklar bilir
sen bu kentin uçsuz bucaksız sandığın sokaklarında
karanlığa terk ederken tınısını son kalp atışımın
güneşe sığınma kaçamaklarımda en acı tonu bir kış göğünün
yaban çiçekleri kadar isimsiz ve güzel bu sevda
sen çocuğumdun gülüşüyle ölümlere kumdan kaleler kurduğum




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.