kımıldamazdım yerimden
normal olurdu şaşkınlığı havanın
nisan ya da temmuz fark etmezdi
esmer bulutlar dağılırken başımda
sen mutlaktın hayat kör çıkmazlı
ama tadına doyulmayan bir manzara
süzgün bir pazardı
güneş küstahça bırakmadı yakamı
arafa girmiş gibi suskunluklar yorgunuydum
buruk gülüşlerine kıymıklar kızgını
yüreğimi hazırlamıştım
bahar uçlu kollarınla
huzur veriyor üşümek
kesik kesik mayıs ortası rüzgarlarıyla
ruhum sana esir
sensizliğim hayata
özgürlük olmalı bu
akşamları benim için severdin
unutmamaya çalışma işçisiyim seni
kuralsız ve acemi deniz büyüyünce içimde
sanrılarına da okuyacağım bu şiiri
tanı bu şiiri
tanı ve anla
eskimiş yaz günlerinden kalma bir
temmuzda aldım aramanın tadını
yokluğun şımarmış gecelerin efendisidir
itinasız günlerimde yitirdim itimadımı
yokluluğunun da ötesinde tadımlık hülya
dudağının kıyısı şirin çiçekçi dükkanı
kimseye yazılmamalı şiir
hayat zaten kafiye hece anlamı çoğul
dağınık kış günleri yıkanırım ancak olmayışınla
öğlen olursun güneşli istanbul günleri
rıhtımda rahat bırakmaz martılar
piyanist elleriydi kankardeşim rakı
gözüm yine yol çekiyor minik kuş
gözüm seyriyor
paris barikatlarında yoksulluğun gücü dalgakıran ezenlere sen
bir çırpıda anladım değişimin hemen olmadığını
dinlemeyi öğrendim bağrımda komün ateşleri
bir temmuz öğlesi Ankarası gibiydi
tebessümüm...
kaldırımlar yetmezdi adımlarıma
yollara taşardı ayak seslerim
ben bir tek senin için yürüdüm bütün bir ömrü...




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.