balkonlarımız akşamlara hazırlanırdı
rüzgardan kaçmak imkansız
görevimi yükledim sırtıma
tüm vakitleri aştım da geldim
aman vermezce geldim
kirli ve sarışın çamurlu
hasta içerlemiş tipiye
akşam kokularıyla umutla koştuğumu anımsasan
sınırlı şu zamanda içinden hayalin yürüyene
hay huy içinde heyecanı söner tüm kavşakların
belki ağaçlar şaşırır belki kuşlar uslanır
belki bu son eskimeye karşı koyuşuma
yine de yaşamak isteğim direnir
gölge düşmedi içtiğimiz suya
yüreğimin sofasında düş rengi
geniş ve aydınlık gülüşünle
ucundan tutarken yalnızlığımın...
düşünceyle savrulmadan yolumuz
tarhların içinde uymadım ah'larına aslalarının
yabancıyım kusura bakma küflü bırakışlara
ağustos sonu akşamlarının fırından yeni çıkmış
tazecik sımsıcak ekmeği gibi olmalı her terkediş
beni bırakıp yanımda durma olma böyle
aylasını yitirmiş bir gezegen gibi
erteledin kendini beğenmiş yaz yapraklarımı
aklımdan çıkmıyor inatçı yerine oturmuş dünyaların
kafamı kaldırıp baksam asfaltsız yolların vaz geçilmezliği
yırtar genzimi
caddeler sereserpe
küstahlığıma kıl
bence en samimi şarkısıyım gözlerinin
yandan görünüşün bebek gibi yağmur uykularına düşkün
aksi böceğim yolumuz şaş
yolculuğumuz patika mütevaziliğiyle meşhur
sen beni değil ama
koyu mavi buğu bu sahne
iki dudağımın arası günbatımı
çağırmak deminde değilim
kenarları örselenmiş duygularımlayım...
kendime uzağım belki




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.