kuşlar bu sabah da telaşlı
sığ kalmışım ölüme sevmem gerek seni
daha çok düşünerek telaşını
mevsim geçişi gözlerini
dünyada bir ölüm var
yorgun sarnıçlar duruluğu
şimdi gömüldüğüm bu sessizliğin
bütün eylemi seni sevmekten ibaret
yaşamanın gül dikenli hırçınlaşan anlamlaşması
ve gönül kuşu lacivert bir hicrete mahkum
kimbilir gözlerini kimlerin öpmüşlüğü…
şimdi martılara simit atma vakti
senin üzerinde uzun bir pardesi
bense çırılçıplak başım dumanlı
sapak yolların oğluyum
kendini bilmez sabah yağmurlarıyla yıkadım
gönül penceremi
durulduğum sulardan sor uykusuzluğumu
deniz kızı saçlım
sınansın sol yanın kangren baharıyla tutkumun
kahkahası nasılsa ortasından kesik
adımları her yöne yarım
bakışları ancak kirpiklerinin ucuna kadar
suçsuzluğuyla suçlu
şarkısını bir kendi dinledi
ve tek kendine söyledi
kimi düşündüğümü sesimde solan ışıklar bilir
sen bu kentin uçsuz bucaksız sandığın sokaklarında
karanlığa terk ederken tınısını son kalp atışımın
güneşe sığınma kaçamaklarımda en acı tonu bir kış göğünün
yaban çiçekleri kadar isimsiz ve güzel bu sevda
sen çocuğumdun gülüşüyle ölümlere kumdan kaleler kurduğum
kararmıştı dolmuşun camları
is dolu ilk akşam yağmurlarıyla
yıldızlar tedirgin çipillenişli
kirpiklerindeki umarsızlık gibi
bunca telaşın içinde
yalnızlığı bile unutuyorum
her gün kendi içinde anlamlı
her gün ayrı bir rodrigo
temel bir salvo ömre
sessiz konçerto
yalnızlık ve sessizlik
sensizliğin eşliğinde hayat sahnesinde
sırma gölgesindeydim saçlarının
edanla konuştun yüreğime susuk
ben hiçbir haline yetişememiş kadar
mutsuz
bıraktığın ardına kuzgun
sana değil ardına
kent yalnız ikimizin
ağırlaşırken akşamın alacası
haziranda arsız bu serinlik
kısa yolculuğumuzdan
çocukluğumuzun kallavi yağmurlarından kalma
ve zaman tiz sesli içeriğiyle ağlattı şarkımızı




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.