balkonlarımız akşamlara hazırlanırdı
rüzgardan kaçmak imkansız
yanıldığımız akşamların bir başınalığı
aydınlığa uzak saatlerde çökerdi üstümüze
keskin konuşurduk soytarılığı uzun uzadıya
aramız açılırdı doğmamışlığımızla at başı
hayat sularında bir resmi olurdu yaşanmışlığın
yaramazlığı tutardı sakinliğin
saçların unutturuyor mevsimleri
güneşin yedi rengini
baygın bir çaba gece bence
sence olsa da pervasız bağbozumu
seferberlik hanemde kimbilir kimler
yorgun çırpındık
ben böyle kırmızı solurken uzaklığını
böyle kırmızı sen içimde şırıl şırıl
beyaz gölgesi bulutların gözlerimde bakışlarını bıraktığın
bak sen istediğince şiir şimdi parmaklarımda ellerimde yüzümde kalemimde defterimde...
uzakların kızı kızıl uzak özlemli ben/ sen ancak bakışlarınla benim
yastığımın altına sakladığım bakışlarınla ancak benimsin
annem çağırıyor sanıyorum
bu senfoniyi dinlerken
sitemli bu seslerle ağlıyor düş yazlarım
geriye dönüp düzeltemiyorum
anımla artıyor acım da
seviyorum çaykovski'yi...
sanki bekleyişler durmuş
herşey bekliyor beklemeyi
serüven tatlı pis cadı
beklemeyi beklemekkk
kesin tarihlere alışık değilim
demek hep bana baktığın yerde
kutsallaşırdı yalan söylememek
benliğimi dürüstlüğü beslerdi
ilk akşam yağmurlarına yakışan
güzelliğinin
kımıldayamıyorum rüyalarımdan kalkıp
yarı bir ölüm aydınlığıyla meşgul
sokağın sesi sokulmazsa ev ev değildir
sensiz düş
düş
bir ölüm...
rodrigo kanatlı güvercin uçuşu kalbimde ellerinin yaratıcılığı
suskun konçertodur ölüm oysa sen yaşamaktın
ilahi kayboluştun köpüklü deniz yılkısı düşlerimde
keman tadı artık bu şarkısız sessizlik
keman tadı artık bu arkasız sensizlik
aramıza geldi durdu pulsuz bir mektup
şekilsiz bir yorgunluk yoğrulmamış bahar tadıyla
yağmurluğunu giymemişti zamansızlığına yüreğim
gözlerim sarnıcı oldu yüzünün biriktirdi güzelliğini




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.