bir yazının ilk harfi kadar özelsiniz çaresiz
bir şiirin ilk mısrası kadar aydınlatıcı
şarkıda seslerin sustuğu nokta bir nefeslik sizi sevmek
yüreğim çello siz yay okşayan ruhumu
bir tek seni özlem öykülerine çizdim
ben mahalle çocuğu hiç büyümez bükük dudaklı
merakım sana
hangi sabah kuşlarının seni uyandırdığına
tüm ezberlerimi bozdum
gözlerinin kapkara kuyusundaki bu şaşkın kurbağa
aştım aşılmazları sarsıntılı biraz bulanık
gölgeler yandı içimde dayanamam gayrı
sular seller götürür evlerimi belki yanık
ihtimal ki şehirlerimiz aşık ülkelerimiz ayrı
senden alamam verdiğim bakışlarımı ürkek
iyimserliğime dokundu yaz
seni eylülüme anlattım peşin peşin
rüyalarımı tanıştırdım sıcacık parmaklarınla
ham ölüşleri unuttum ayrılığında
ayrılığında bir hayat sürdüm
sobasında gözlerin kışlarının
pazartesiler olurdu burnumuzdan solurduk
tüylerimiz diken diken senin ayva tüylerinde
kendini ele verme korkusu
kollarından alıp götürmek isterdim
ben kollarını isterdim kendimi kollarına isterdim
sıcak beynime işlerdi vaz geçmezdim
kusurlu bir yazı atlatamadık
ve eskiye döndü her şey
kırık sandalyede düşlediğimiz deniz
pencerenin çürümüş pervazı
her gün aynı hayata inen şose
ihtiyar sıkıntımızın üstünde
acımış:
şaha kalkan yalnızlıklar ordusu
cadde artığı
kömür kokulu kalabalıkları
kirli yağmurun
dün yoktu
yarında yok
şimdinin ne olduğuysa belli değil
piç bir şekilsizleşmeydi
evlerden kaçarak ölmeyi tercih etmek
şah mat olduysam tatilsizliğine aşkımın
beyazdık
sokağın akan hayat korosuydum kapında
eylüle güvenmezdim hiç
güvenmiyorum hala
saçların dilek ağacımdı
her teline gözlerimi yumup
Devrimci Düz Ve Açık
yeryüzüne küsmedik kaşları bitişik sevgilim
gökyüzünden kendimize umutlar yarattık
ilişkilerimizde düz açık devrimci ağladık ağlaştık




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.