başımda hırsız gençlik çalan yaşam
gençlik arsen lüpen
üretken arzular
kar yağar lapa lapa farkettirmeden
sırtımızda ucuzluk işi çeket
sümerbank botlar
kimseyi kaybedecek gücüm yoktu
belki yalnız bunun için yazıyordum
hasta yataklarında isyan kusarken
anne şefkatinden yoksun çocuklar
ben bilerek ve isteyerek
kaybetmeyi kaybettim
unutkanlığımdan trenler geçer
bütün vagonlarında adsızlığın
beklemeyi beklemek yiter
saatleri silerim defterimden
düşüncem sığmaz zamana
özlemeyi bilmeden
bilsen zaman çok daraldı ayağımda ağırlığınca taşlar
gibi sevdanın ikirciksiz gururu aşırmış kalbimin atışını
ölüm aşkımızın önsözü eder etse etse be gülüm imkansızlık
saadet bize gözkırpışsız buluşmalar üçüncü mevki ama samimi
tutulması kesin emir sanki ayrılık sahtekar soluk çehre
içimde ışıksız kuleye hapsolmuş gergin gözlerindeyim
ağrıyan gök damarlarımda
isyanı çağrıştırır yüzüne bakmamak
ama o değildir o anladığın suçlarımda
daha çok akşamlı bir şoseye bağlanmak
o
öğlen sıcağına sığınır gibi
ağır ilerlerdim bana soğukluğuna
kalbim her zaman mahalleliydi çünkü
serseriliğime güvenmeyen telaşlarına...
öğreniyorum tek başına kalıp beklemeyi
zamanın kanadı kırık
yollar bitse
an geçmeyecek
seni asla bulamayacağım
şimdi daha çok izlemeleyim
yokluğunu mevsimlerde
benden uzaksın ayrılığa yerim yok bulutunda
kar boranım bahara yüzüm yok sensiz gülmeye
öykümüzü emanet ettiğimiz gece yıldızlarla delik deşik şimdi
sen hiç benim değildin ki sabaha teslim olmadın bir türlü
sabaha teslimiyetin
gözlerinin kurşunladığı yüreğimin
beni alırdın
mevsimler nedense hep sonbahar
ama kışa yakın zamanlar
alırdın
gökyüzü gri ve açık kırmızı kederiyle
beslerdi gözlerimi
ve sen çekip gidersin
kısa sürer müebbet
hayalin kumral kırılır
ben esmerleşirim düşlerinde
ben herkesin aynısıyım senin gözünde




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.