yorumlar yorgunuysa güz çizgimiz
gergin anımsayışlarla iner defterime akşam
kumrular son demindedir
ve bulutlar gençlik şarkılarıyla koyulaşırken
can hıraş sarardığımı anlamazsın
kar tokluğunda üşümelerimi
keramet mi var ki ayrılıkta
ona varır her darmadağınlığın sonu
suçsuzluğun yol ayrımıdır o
ormanların yeşilliğini kanıksamakla
kanıksamamak arasında
masum masum akan sular gibi görünse de
salı pazarından aldım samimiyetimi
çiçek dalında güzel ellerim var ya
karanlık bir avludur yol ayrımı
çoğul yalnızlıkların iskelesinde
upupzun bir kabustan uyanınca gördüğüm tek gerçektin
göz çukurlarımda can çekişirken imbatlar
yıkımların sancısı önemsiz bir alıntıdır artık
kör karanlığıma alıştım unuttum aydınlığını
ilk akşam serinliğinin serenatında
saçılmıştım acımda
bakımsız bir sokak arasıydı
laf olsun diye umutluydu kış
buzullara batmış yüreğimi
gidişinden kopyalamıştım...
I.
derviş yekinir:
'gözün alabildiği yerde sümüklü çocuklar olmalı
ille yoksullaşmalı diyerek
gün bitimi anı sessizliğini kaçırmadan
söylence koyuluğunda bir şey anlatacağım sana
anlamadığına yorduğumu uyuşuk teninde rüzgarın
sarsılan yollardı yüreğimden geçen
körpe yorgunluklar aştım uğruna...
kent yalnız ikimizin
ağırlaşırken akşamın alacası
mayısta arsız bu serinlik
kısa yolculuğumuzdan
çocukluğumuzun kallavi yağmurlarından kalma
ve zaman tiz sesli içeriğiyle ağlattı şarkımızı
Galiba yol almak zamanı geldi yitikler diyarından
İsmine görülmeyen tutulmayan her köşede rastlayacağım
Tandırda ekmek pişiren eller kadar dudak bükeceğim toz duman
Mırıldanıştı sanki koskoca yeminler söz vermeler
Eninde sonunda yeşil sabun kokulu itiraflara kalacak yüreğimiz
gözüm ısırdı güneşi
sana mı benziyordu aydınlık
yoksa yokuş yukarı yürüdüğüm şu sokak mı
ellerimde yağmur çamur umut filesi
gözüm ısırdı güneşi
gülmek miydi bu




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.