şakaklarımda ayazı karanlık kitapların alıp götüren
direkler mezar taşı sanki kent göçüp gitmiş anlamsızlığa
evler sönük içine kapanık genç kızlar hastalıklı
ertelenmiş ölümler dayanmış kapımıza
sokak köpekleri bile ağlıyor zifiri karanlığına gitmelerin
üşüyen sarılıklı camlarda verem halsizliği
yolların taştan
ama yüreğin pamuk gibi güneyin incisi
sen kağan'ı çıkardın baştan
kağan esmer kızlarını
yılmaz güney'in umut'u
sarı sıcak gülüşlüm
portakal kokulu şehla
kirpiklerinden mi içtim şimdi şu suyu?
gözlerin mi ki bu yaz yağmuru?
ben sana değil
o şaş bakışlarındaki felsefî özleme
o çamaşır suyu kokan saf duruşuna
çocukluğum yaşlanmıyor grilerde de
önce zamanı bilincime gömmeyi öğrendim
eski sessizlikleri özlemeyi sonra
bir yokuştan aşağı dolu dizgin
sürgit diyor ömrüm doğru olana
çocukluğumun balkonlarından bakıyorum hep
elimi uzatsam tutacak gibiyim
kırağı düşmüş saçlarıma yabancı yanaklarını
aklımda hep o uykulu gözlerin
gözlerin belki tutkularımın hayli olgunlaşmışlığı
erik ağacı dut yaprağı
ve hala oynaşıp durmuşluğu bahar kuşlarının
kitaplar dolusu dünyalar kurdum ikimize
ama sen çizgiler çektiğin yerlere kaçtın
donuk ürperişlerle yorumluyorum artık
cadde boyları kalabalıkların arasından sızışını
bakmaya mecalim kalmazken
yankısız ikindiler çökmüş dudaklarına...
kahırlı yüzlerden çaldım beklemeyi
umudu çalmayı denemiştim bir kezinde de
tam köşeyi dönerken anili
sen sandığımdan...
kendimizden de bahsederiz birgün
sana söyleyemediğim tek şey var
aramızda samanyoluna inat bir siyah
simsiyah uzun bir çöl
sana söyleyemediğim tek şey
söyleyerek yitirmektir işim
sense bir başkasın yitirdikçe çoğalan
sonrasızlığı sevmiştim
dudaklarından aldığım hızla
bulutlar yarım yamalak yamalarıydı
sorgusuz yaşam tüketmelerimin
sorguluyorum şimdi
sakar isyanlarımı...
yılbaşı
yıldızlar imasında dudaklarımın
dünya kendini unutmuş
sen benim küçük kedim hep aklımda
yapraklarını döktü mü çağla ağacı
gözlerimde biriken sarı sarı çilll çillll




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.