Anlamsızlık Yüklü
gözlerinde hiçbir yer bırakmadım
kınayacak yer ayrılığa
hiçbir fikre sığmaz
seni düşlemenin ardından gelen
anlaşılmazlığın gösterişsiz kıyısında
kadrini bilmediğimiz
daracık sokakların o en samimi kasveti
bir mutsuzlukta yol aldık öpülesi
bu bizim tutukluluğumuz
hergün çocuklarla konuşurdum
uzaklaşmak için boş çerçevesinden
ölüm suretli yorumsuzluğumuzun
şimdi ortalık süt liman
seni mi beklemiyorum diyorum
her yer ellerin
vefa terzisi olmuşsun
yüreğinle sevgiler biçen
uzaklaşmayan uzaklığınla
büyülersin özgürlüğümü
bir anını da
bana ayır küçüğüm
çocuklaşayım yıllar sonra
saklama dişlerininin gediğini
başını öyle yere eğip
gamzelerinde hep geleceğim günün rüyası
ilk akşamın derdindedir kuşlar
sensizlik soframda yalnızlık bereketi
sakallarımda geçmişte kalmanın ağırlığı
bakışlarımda yokluğunun esmer yelkenli ezgisi
tükenmez asi renktir etimin sıcaklığında
çocukça bir yaradır kanar sandık sandık
bir 'sen' gördüm
içinden mut çıkaracak
hiç eski bir
eski bir'im kalmamıştı
bir
im
değil sana bakışlarına bükük / yosunlarına takılmış kıyıya vurmuş mavna hırçınlığı kederim gri yağmurlu
yaşlandım yaşlarınla ocağında harlı alev kötü kader
önünde çocuksu peyzaj ben zamana kırgın delikanlı
sevmek böyle uzaktan eski zamanlar gibi
sen eski bir kar yağışı lapa lapa dudaklarımın anlamına
resmine bakıp dokunuyorum uzaklığına
eski bir geceyarısının tekrarıydı
gidişin
hiçbir şey düşündürtmüyor yıldızlar
üşüdüğümü anımsıyorum yarım yamalak
göz kapaklarım dünya kadar ağır
hayata kapanırcasına




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.