Çiçektir ki serptim yine yollara,
Yağmura dur dedim, yele dur dedim,
Renkli mumlar diktim tüm şamdanlara,
Sabahlara kadar seni bekledim.
Ne yağmurlar yağdı, ne rüzgar esti,
Yine kar kapattı yüce dağları,
Yine ateşlerde, yine kordayım,
Beyaz tüller örttü yeşil bağları,
Ben yine yanında, yine ordayım.
Döndü rüyalarım yine kabusa,
Yıkasa yağmurlar günahlarımı;
Belki bağışlarsın sellere karşı.
Duysan gönlümdeki eyvahlarımı;
Belki hoşgörürdün ellere karşı.
Çıplak ayakların kumlar içinde,
Zamanın bir dar vaktindeyim,
Saatler yerlerin mühürlendiği saatler,
Denizde ne bir ses, ne bir nefes, ne hareketi
Sereserpe uzanmış bir kıyıdan bir kıyıya
Hanım Sultan ‘lıktan odalıklığa düşen gözde misali,
Ne başına tülbent almış, ne üstüne tülden gecelik,
Karından zarar mı edersin kaderim
Bir kerecik de benim yüzüme gülersen?
Uzandığım dallar kırılıp da gelmezse elime,
Karlar yağmazsa bel bağladığım yüce dağlara,
Girmezse tek bir kerecik bir pabuca iki ayağım,
Kırılıp kalmazsa kollarım yen içinde,
Ne acımaz talihim var,
Bir yar sevdim, düşe döndü.
Bir umuda bin el attım,
Pervazlanan kuşa döndü.
Akşamlarım şimdi erken,
İlkokula yoksul girdim, var bir tahmin et sonrasını,
Bir deftere bin hu çektim, var tahmin et sonrasını
Çantam çimento torbası, önlük komşu hatırası,
Pancar dolu sefertası, var tahmin et sonrasını.
Aşkını gözyaşlarımla suladım, acılarımla salladım,
Ninnilerimle avuttum akşam rüzgarlarında,
Yatırdım erguvanlara
Denizin kana boyandığı saatlerde,
Emanet edemedim bir gözümden obir gözüme,
Yıldızlardan bekçiler diktim
Bir yağmur bekliyorum,
Bizi elele yakalayan o ışıltılı yağmur gibi bir yağmur,
Bekliyorum ki; yine ıslatsın bizi sırılsıklam,
Sarı saçlarını arlın teller gibi yapıştırsın yüzüne,
Süzülsün kaşlarının uçlarından yanaklarına,
Islansın gül yaprakları gibi kıvrılmış dudakların,
Ömrünün fazlası boşa gittiyse
Kalan da boş yere gidesi olur.
Ekme rüzgarları kutsal tarlaya;
Bakarsın fırtına bitesi olur.
Alanlar öderler kılı kılına,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!