Neden böyle selamın, sabahın bile para?
Hele söyle evladım, kefenin cebi mi var?
Gerçekten neden böyle düşmüşsün uzaklara?
Hele söyle evladım, kefenin cebi mi var?
Bir deste yırtık para değerli mi hatırdan?
Saçı sakalları ağarmış adam,
Bu dünya hakkında ne biliyorsun?
Yemeyi, içmeyi marifet sanıp
Bilinen şeyleri ezberliyorsun.
Gözlerin var ama gördüğün var mı?
Mümkün olsa öpsem seni kalbinden,
Baksam ki yüreğin sımsıcacık mı?
Uzat da tutayım bir kez elinden,
Ellerin pamuktan yumuşacık mı?
Bir gülsen; gülüyor sende her zerre,
-1-
Bir cuma akşamının 17:00 sularıydı,
Aylardan güzel bir ay; bir sonbahar ayıydı.
Bir adam giriverdi içeri, galeriden,
Galerici fırladı bir yay gibi yerinden.
Koştu müşterisine en yürekten tutumla,
Çaldıran Savaşı ‘na senle ben mi gitmiştik,
Seninle Bağdat ‘ta mı dövüştük,
Zigetvar ‘ı mı fethettik de bölüşemedik,
Yoksa paylaşamadık mı Niğbolu ‘yu, Eflak ‘ı, Buğdan ‘ı,
N ‘aptık?
N ‘eyledik?
Gel derviş, seninle miras bölelim,
İlkbaharı sen al, güz bana kalsın.
Eğer aynı şeyse bir laf ile söz,
Laflar sana kalsın söz bana kalsın.
Henüz kurtulamadın mal ile mülkten,
Muhammed Mustafa var kalbimin merkezinde,
O 'nu ölüden saymam; O en diri olandır.
En büyük peygamberlik mührü O 'nun elinde,
Yalnız peygamber değil, O en büyük insandır.
Yüzyıllardan beridir güzelliği solmadı,
Havasız yaşayabilir misin,
Susuz, uykusuz, ekmeksiz yaşayabilir misin,
Üstünde şu bulutlar,
Altında şu çayırlar, çimenler,
Bu dağlar, tepeler, bu ağaçlar, kuşlar,
Bu güneş, bu mehtap,
Zalimler ne hakla ortalardadır?
Ne hakla elleri yağda, baldadır?
Mazlum ne sebeple kenarlardadır?
Canavar görünmek ne çirkin iştir.
İtlik san 'at olsa, hırsızlık değil,
Nasıl tövbe edeyim seni sevmeye?
Seni görmeye, seni aramaya,
Seni özlemeye nasıl tövbe edeyim?
Seni sevmem bir yanlış iş değil ki;
Bir yanılış değil ki.
Ben seni doğrular içinde doğrularla sevmişim,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!