Bir kez görmeden ölsem gözüm açık giderim,
Zira sana aşığım su seven çiçek gibi.
Yağmur gibi elemim, yağmur gibi kederim,
Kırılmış kanatlarım yorgun kelebek gibi.
Doymuyorum yüzüne, sana baksam bir ömür,
Ben seni yalın güzellikler içinde tanıdım,
o zamanlar ne böyle çilelerim vardı,
ne böyle ayrılıklarım,
yalnız kavakyellerim vardı başımda esen,
yerine bir anda karabulutlar yürüdü,
kalbimdeki alevi sezinledimse de aldırmadım
Bazen yaşamıma son veriyorum bir eski yatakta,
Bir eski yastıkta sensiz,
Rengim uçuk, gözlerim kapalı,
Dudaklarım soluk, kıpırtısız,
Ellerim halsiz-mecalsiz,
Bekliyorum birileri gelip beni buluncaya kadar
Kafası dolu olmak ne demek, bilmez misin?
Düşün ki;
Sen de benim gibi, mermer bir masadasın,
Kafan dolu.
Sigara dumanları arasında
Bulut bulut sevdiğin,
Olmasına olmaz ama kazara gelsen yanıma,
Ne olur biliyor musun elkızı, ellerkızı?
Dağılır gider bu yağmur yüklü, bu şiş karınlı bulutlar
Bu rüzgarsız havalarda.
Bir de bakarsın ki; testekerlek bir ay havada,
En bir yakamozlu giysilerini giyinip çıkmış deniz,
Sakın zehir gibi güce güvenme;
Ormanlar kıralı aslan da ölür.
Yırtıcı kaplanım diye gerinme;
Böğürüp kükreyen kaplan da ölür.
Aldanma gördüğün düğün derneğe,
Gerçekleri şaşayazdım;
Boşta deniz dururmola?
Çok sırları aşayazdım;
Ağır dağlar yürümola?
Dağ, taş takmış sanki kanat,
Ölümün insafı var, karasevdanın asla;
Öldürmez, süründürür, bir kez pençelendimi.
Ölüme verme önem; ölürsün, kurtulursun,
İnsaf-minsaf bekleme karasevda geldimi.
Ciğerlerim kavruldu, iki gözüm silme yaş,
Ha seni özledim, ha çölde suyu,
Unuttum geceyi, derin uykuyu,
Atıp yüreğimden binbir korkuyu
Gelip alevinde tutuşacağım.
Uğraşlarım sensin, amaçlarım sen,
Seni gördüm yine pembe fayansta,
Sana hayran oldum herbir nüansta,
Herkesten üstünüm bugünkü şansta;
Ömrümde ilk defa beraber olduk.
Bir ara ırmakta gülümsüyordun,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!