Aşkın bağlamışken bileklerimi
Mümkün mü silinsin gönlümün yası?
Yıllardır peşinden koştum, dolandım,
Aşkın yüreğimde hançer yarası.
Durmadan sızlıyor kalbimde yaram,
Portakal alacaksan, bil ki; suyu çekilmiş,
Şişeye doldurulup meyvesuyu edilmiş,
Posa portakal diye piyasaya sürülmüş,
Herkesin bu oyuna karnı toktan daha tok,
Avrupa ‘da hiyle var, bizde hiyle-hurda yok.
Mendilini sallama hiç uzaktan,
Asla sana diyemem ben elveda.
Elbet bir gün geleceksin ıraktan,
Asla sana diyemem ben elveda.
Ben hep seni ömür boyu sevmişim,
Seni sevmek ne güzel şey;
Susuz bir çölde suya ulaşmak gibi,
Yağmurlara kavuşması gibi kurumuş toprakların,
Donanması gibi göklerin gökkuşaklarıyla,
Mağrur süzülmesi gibi kartalların boşlukta,
Bülbülün ötmesi,
Ne bir emelim kaldı, ne bir yaşam arzum,
Her şey kül olup bitti bir bahar akşamında.
Onu bir an içinde bin yıllık özler oldum,
Her şey kül olup gitti bir bahar akşamında.
bir şeyler tuttu beni, onunla gidemedim,
Sana birçok kuşla haber yolladım,
Beni arıyorsan baharlara gel.
Ver körpe elini avuçlarıma,
Çiçeğe bürünmüş pınarlara gel.
Gel yine dönelim tatlı günlere,
Bana öyle bakma karşılaştıkça;
Gördükçe yüreğim yaralanıyor.
Bayramlar-seyranlar içinde olsa
Yine yas tutuyor, karalanıyor.
Yağmurda altına sindiğin saçak,
Yine düştün aklıma anam-babam
Gelmesi beklenen bir acı haber gibi,
Cümle acılarımı kışkırtıp uyandıra uyandıra,
Yine düştün aklıma, sızlata sızlata kemiklerimi,
Yine bir Gayya Kuyusu ‘nun içine bıraktın ellerinle
Beni.
İskontodan beşik, salın ha salın,
İnsanın kendini asası gelir.
Sayın müdürümüz Mangır Ünsal ‘ın
Her işin başında ‘Yasa’ sı gelir.
Şefim Hüseyin Bey girer meydane,
Aldırma baharlara girdiğime, anam-babam,
Aldırma körpe fidanlarımın körpe yapraklarına,
Dalların, yaprakların filizlendiğine aldırma,
Doğanın uyanışına körpe yağmurlar altında,
Taşlardan taşlar sıçramalarına suların,
Yeni yeni yosun kokmasına denizin,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!