Yine mahşerlerde gezip aradım
Seni bulmak için yüzler içinde.
Yoruldum, üzüldüm, çok hırpalandım,
Bırak ağlayayım tozlar içinde.
Sen hep yanımdaydın o günler öyle,
Kaşların ipincecik,
Gözlerin kömür gibi.
Sana canımı verdim
Bin yıllık ömür gibi.
Kar kadar beyaz elin,
Taştan taşa vurdum başı,
Bilmiyorsan öğren bari.
Aşk hasretin kan kardeşi,
Bilmiyorsan öğren bari.
Sevenler hep çile çeker,
Ayaklarımı çöllere bırakıyorum, başımı denizlere
başımı serin, ayaklarımı sıcak tutmak için.
Aldırma anam-babam, aldırma;
ne denizler eski serinliğinde,
ne çöller eski sıcaklığında,
her şey bir bulanık sabahında bir bulaşık gecenin,
Bilmesinler derdimi, çilelerimi bilmesinler,
Bilmesinler kahırlar çektiğimi,
Gözyaşlarımı görmesinler,
Bağışlasınlar beni bana
Ve acıyıp durmasınlar
Tükenen
Hele bir söylesene;
Ne alıp veremeyeceği var bu rüzgarın saçlarınla,
Yüzünü altın rengine boyayan bu ayışığının,
Bu ılık yağmurların; başına çiseleyen?
Kimsenin duyacağından korkmadan söyle,
Soran, söyleyen
Bilmem ki bilir misin
Eğri oturup doğru konuşmasını,
Savaşmasını tüm sevgisizliklere karşı,
Sevgiyi bir demet çiçek yapıp ellerinde,
Bilmem ki aşk üzerine konuşmalar yapabilir misin
Yerinde?
İstesen ülkeler bağışlayabilirsin bana
Kaf Dağı arkasından,
Masallar diyarından ülkeler,
Yüzünü göklerin mavisine vermiş masmavi göller,
Zora-mora girmeden
Tek bir gülüşünle.
Biliyorsan bana suları anlat,
Serinliğinde güneşin ılık ılık yıkandığı,
Dalgalarının portakal rengine boyandığı,
Enginlerinde balıkçıların avlandığı
Suları anlat.
Ben öyle sularda yolcu ettim sevgiliyi
Bırak rüzgar, götürme, bu şarkı benim değil,
O bana mahzun yüzlü sevgilimden armağan.
Bırak rüzgar, çıkarma, kanlı ok benim değil,
Kalbimin ortasına saplanmıştı bir zaman.
Bırak rüzgar, götürme, bu şarkı benim değil,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!