Ben seni arasam dalda ararım,
Parlayan rengarenk pulda ararım,
Lalede, zambakta, gülde ararım,
Seni görmediğim yer mi var sanki.
Çiğ damlası sensin leylak üstünde,
Çiçekler üstüne yemin etmiştik,
Yazık ki yeminin yalandır şimdi.
Mehtaba el basıp sözler vermiştik,
Hasret yemininden kalandır şimdi.
Tükendi mehtaplar gecelerimde,
Günler geçer, aylar geçer, yıllar biter, tükenir,
Gelmez zannedilen vade gün olur ki; uç verir,
Marifetin her ne ise ölmeden koy ortaya;
İçerinde duran cevher bir mezarda küllenir.
(ERZURUM SANKİ YAYLA isimli hece şiirlerinden > 34/100)
Sevda ne tatlı şey, ne tatlı ahenk,
Hem ılık, hem güzel, hem de rengarenk,
Sanki baş üstünde bir altın çelenk,
Derdi de çekilir mihnetleri de.
Sevdalı gönüller nasıl da garip,
Elele girelim gel, masallara,
Binerek düşlerden gelen sallara,
Yazılsın aşkımız tüm kumsallara
Kerem ‘le Aslı ‘ya nisbet olarak.
Saraylar kuralım gülücüklerden,
Yağmasın bu yağmurlar, benzemesin gözyaşlarıma,
Kuşatmasın bu geceler beni karabasanlar misali,
Kayıp gitmesin umutlarımı bağladığım bu yıldızlar,
Esmesin bu eliboş rüzgarlar yılışık yılışık.
Yitirdim yollarımı bir büyük karasevda içinde,
Tanrı ‘m,
Neyi özledim biliyor musun?
Rıhtımda balık tutanları izlemeyi seninle,
Yalınayak yürümeği kumsalda,
Gemilere, sandallara, motörlere bakmayı
Ve anlamsız olduğunu bile bile
Fal tutmayı.
Her ne ki; rastlasam, gülümsüyorsun,
Sanki bu sevdayı benimsiyorsun,
Karanlık gecemi sen süslüyorsun,
Seni rüya ettim uykularıma.
Öyle alıştım ki; gözlerim yolda,
Şehit verdim aklımı-başımı hasretinle çarpışırken,
Yoluna başkoyan yiğitler misali yüreğim,
Her yanımda bir ok yarası, bir kılıç yarası,
Ne kalkanım fayda etti, ne hünerbazlığım,
Başlamadan sona erdi,
Elkızı, ellerkızı
Yine ben yataklardayım, sen sefalarda,
insaf mı kalmış ki kullarda?
Çevremde çocuklaşıp durmuş hüznüm, özlemlerim,
gözlerim çilelerimin gözlerinde,
ellerim ellerinde acılarımın,
sanki karasevdamın diyetini bekliyorlar benden.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!