Her güne başlayışta mutluluk arıyorum,
Gözlerim önce seni görebilmek istiyor.
Sen olunca hayattan çok lezzet alıyorum,
Mutsuzluklar karşımda birer birer eriyor.
Sensiz her bir dakika bana beş-on yıl gibi,
Sevdim seni delice,
Hem de güzdüz ve gece,
Söyleyeyim gizlice
Aşkımı kulağına.
Sen sanki menekşesin,
Ne aya sensiz bakabiliyorum, ne denize;
Soracakmış gibiler neden sensiz olduğumu,
Neden bakınıp durduğumu
Meyve yüklü dallar arasından bir başıma,
Nasıl olup da sağ çıkabildiğimi
Sabahlardan akşamlara,
Yine bahar geldi ve sen yine yoksun,
Ak köpüklü sular sensiz atlayıp duruyor taştan taşa,
Çimenler sensiz yeşeriyor,
Çiçekler sensiz açıyor,
Dallar sensiz giyiniyor bayramlıklarını,
Ağaçlar sensiz eğiliyor durgun sulara,
Sensiz bir bayram daha geçirdim güya,
Nasıl geçirdiğimi sen gel de bana sor,
Kimlerdi bilmiyorum,
Bilmek de istemiyorum,
Elbirliği ettiler ölümüne
Davul-zurna sesleri arasında,
Bir yoksul satıcı olmuşum ele-güne karşı,
Huzurumu satıyorum sokak aralarında,
Mutluluğumu satıyorum,
Bedenimi, canımı, ruhumu satıyorum,
Karşılığında bir seni arıyorum,
Terazimin bir kefesi böylesine dopdolu,
Dün gece sensizlikle boğuştum yine
Sabahlara kadar,
Bir devle bir cücenin boğuşması gibiydi,
Gözlerim yaş içinde kaldı, yüreğim kan,
Feryatlarım vurup vurup yankılandı
Duvarlardan.
Yaşam devam eder mi sanıyorsun, sen olmayınca,
Ayni sular mı akar acaba, ayni köprülerin altından,
Reçine mi kokar çamlar eskisi gibi,
Eski yosun kokusu mu yükselir bir yeni denizden,
Eski omuzlara yeni yağmurlar mı çiseler,
Sen olmayınca sürer gider mi rüzgarların dilinde
Uyuyorsun aynen melekler gibi,
Düşlere sığınan bebekler gibi,
Saçların yastıkta ipekler gibi,
Seni seyretmeye doymam, doyamam.
Gül pembesi bir renk sarmış tenini,
Olanak mı vardır seni unutabilmeme?
Dikilmişsin gönlüme Çanakkale Abidesi gibi,
Süleymaniye gibi görkemler içindesin,
Selimiye gibi incelikler,
Fırat gibi güzellikler,
Çukurova gibi bereketler,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!