Noktadan küçüksün koca evrende,
Bu kaba sığmayan heybetler nedir?
Duymanda hiç iş yok, iş yok görmende,
Bu boşa harcanmış zahmetler nedir?
Çalışmasa acep senin tek vidan
Değnek vurma hayvana, el kaldırma yabana,
Yerinde bir sert bakış bir yeterli nefrettir.
Bir akıllı adem ol, yoksullarla hemhal ol,
Aklı, fikri olmayan yalnız kemikle ettir.
Bilmenin olanağı mı var
Dünyada gündüz diye bir şey olmadığını
Senin sevdana düşmeden önce?
Sevene rahat, huzur bulunmadığını,
Hiçbir fark olmadığını çilelerle yağmurlar arasında,
Yol-mol bulunamayacağını karanlıklar içinde,
Sanki yüreğime mızrak saplanmış,
Sanki ayaklarım pırangalanmış,
Sanki bu bedenim çarmıhta kalmış
Ben sana gönlümü verdim vereli.
Gözlerim yaşlıdır bayramda bile,
Sensiz bir boynu bükük öksüz olup kalmışım,
İki elim koynumda duvar diplerinde,
Gözlerim yol çekiyor yolları gördükçe,
Önümde yollar yol yol oluyor
Ve uzaklaşıp kayboluyor çıplak tepeler arkasında,
Ne ben farkındayım yaşadığımın,
Uydum gerekçelere dünyaya dönmek için,
Bir anadan doğdum ki; o ana anam değil.
Uğraştım aileme aile demek için,
Bir anadan doğdum ki; o ana anam değil.
Anam sandı; o doğar beni binbir zahmetle,
Bir kez görmeden ölsem gözüm açık giderim,
Zira sana aşığım su seven çiçek gibi.
Yağmur gibi elemim, yağmur gibi kederim,
Kırılmış kanatlarım yorgun kelebek gibi.
Doymuyorum yüzüne, sana baksam bir ömür,
Ben seni yalın güzellikler içinde tanıdım,
o zamanlar ne böyle çilelerim vardı,
ne böyle ayrılıklarım,
yalnız kavakyellerim vardı başımda esen,
yerine bir anda karabulutlar yürüdü,
kalbimdeki alevi sezinledimse de aldırmadım
Ben çoktan soyundum şalvardan, şaldan,
O samur kürkleri niçin giyeyim?
Meyve benim değil, çalınmış daldan,
O haram lokmayı niçin yiyeyim?
Ben herşeye baktım, hem de görerek,
Yedirsen cimrisin, yiyorsan cömert,
Madem öylesin de niçin böylesin?
Söylerken çok mertsin, dinlerken namert,
Madem öylesin de niçin böylesin?
İçerde kibarsın, dışarda kaba,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!