Rüzgarlar aklıma getirdi seni,
Yağmur damlaları gözyaşın gibi.
Gurbet akşamının derin elemi
Saplandı kalbime bir kurşun gibi.
Yağmurlar altında ıslandı saçım,
Gündüzleri gülüp gece ağlayan
Ayvalar tükendi, narlar tükendi.
Beni hayallerde sana bağlayan
Yağmurlar tükendi, karlar tükendi.
Baharlar bahardı yalnız seninle,
Sanki masallardan çıkmış gibisin,
Ya gülen ayvasın, ya ağlayan nar.
Sanki çok ocaklar yakmış gibisin,
Arkanda Kimbilir nice feryat var.
Sekişi almışsın sanki keklikten,
Utanıyorum insanlardan
bir büyük karasevdaya düştüğüm için,
utanıyorum çaresizliğimden,
ne bir nasiplere açılıp bomboş dönen ellerimden,
çilelerimden,
sabaha hasret gecelerimden.
Haksız da sayılmazsın:
Ben bile yabancı görünmeye başladım kendime,
Aklım kendime yabancı,
Yüreğim yabancı.
Bu umutlar benim umutlarım değil.
Böyle miydi benim bu gönlüm, bilmiyorum?
Yağdıkça bu yağmurlar rüzgarlara karışıp
Sanki sen bana doğru geliyor geliyorsun.
Yol vermeyen dağlardan ta yanıma ulaşıp
Aynen eskisi gibi seviyor, seviyorsun.
Tıpkı rüzgar önünde bir sarı yaprak gibi,
Yağ… Yağ… Yağ yağmur, yağ…
Yakınımsın sen benim, can dostumsun, kankardeşimsin,
Yakınsın bana benim gözlerimden,
Yakınsın yüreğimin yangınlarından,
İçimdeki külhanlardan, külhanlardaki küllerimden,
Sana eyvallah ediyorum, beni asla ayrı tutmadığın için
Çiçektir ki serptim yine yollara,
Yağmura dur dedim, yele dur dedim,
Renkli mumlar diktim tüm şamdanlara,
Sabahlara kadar seni bekledim.
Ne yağmurlar yağdı, ne rüzgar esti,
Bomboş umutlara bağladın beni,
Saraydır ki kurdum çöller üstüne.
Hayal alemine yolladın beni,
Köprüler uzattım yeller üstüne.
Gönlümün tahtında yer verdim sana,
Gel seninle gençliğimize geri dönelim,
Başımızda kavakyellerinin estiği günlerimize,
O ilk göz ağrımızla yine durup bakışalım,
Sen yine ellerinle düzelt saçlarını,
Ben yine bilemeyeyim ne yaptığımı, neye uğradığımı,
Yine ürkek ürkek bakın kaçamak gözlerle çevrene,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!