Yine yalamaya başladı körpe rüzgarlar denizi,
Sırf seni bana anımsatmak için.
Deniz bana sen sen göründü
Sinip sığınarak ıslak yosun kokularına,
Uzanıp uzanıp öperek kumsaldaki yıllanmış ayakizlerini,
Güneş saçlarının rengini serdi çarşaf gibi, kumlara,
Ayağında kalbim, elinde ruhum
Vurdun gidiyorsun ta uzaklara.
Gönlüm bir kandilde cançekişen mum,
Karşı koyamıyor karanlıklara.
Aşkın gözlerimde bir deli yağmur,
Doğuşunu anımsıyorum
Erzurum ‘daki Dumlu Dağları ‘ndan,
Adımı ‘Karasu’ koydular rengime bakıp,
O yüzden kara kara aktım höyükleri yalayarak,
Batan güneşleri izledim,
Bir çetin yolları göze alarak
Palandöken yaz içinde,
Sevilmeyen az içinde,
Bir kız sevdim naz içinde,
Bilekleri kardan aktı.
Saçlarında dağ havası,
Ruhum şimdi tavafta
Yücelerle birlikte.
Gövdem durur sahafta
Hecelerle birlikte.
Bir hak yolda giderim,
Gönlümdeki sıcaklık bile yetmedi
Eritmeye bakışlarındaki buzları.
Gözlerin buzdan soğuk,
Kalbin buz, ellerin buz,
Nedendir bu soğukluğun bilmem ki,
Haraç mı istiyoruz?
Neden gecelerle başlıyor bu hüzünler?
Neden korunaksız buluyorum kendimi gecelerde?
Neden kurtuluşu arıyorum hayallerde?
Hayallerin beni mahvetmeye geliyor
Fermanım
Ellerinde.
Artık bittim, tükendim, ne olursun zulmetme,
Ömür boyu bekledim, bundan sonra bekletme,
Herşey eridi, bitti, bir ömür boşa gitti,
Yıllardır ettiğini bana bir daha etme.
Çileler içindeyim ve kimbilir nerdeyim,
Ne derlerse desinler; çekinecek halim yok,
Benim aşkım eskidir, şimdinin işi değil.
Senden asla ve asla vazgeçecek halim yok,
Kalbim vefasızlığın dünü, geçmişi değil.
Ben seni ta ruhların var olduğu gün sevdim,
Hergün karayastayım,
Mahvolmakta ustayım,
Ara beni, hastayım;
Merhametin var ise.
Bir kez olsun gül bana,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!