Her an, her saniye yakınındayım,
Zaten istesem de uzak olamam.
Bırak da hep böyle yakın olayım,
Sevdimmi severim, oyalanamam.
İster gece olsun, yol ise uzun,
Hakkını helal et; ben gidiyorum,
Artık istesen de kalmam imkansız.
Beni yasa boğdun bayram içinde,
Seninle beraber olmam imkansız.
Kırıldı kanadım dallar üstünde,
Seni sevmek bağda uyumak gibi,
Bir çam ormanında solumak gibi,
Sesin çağıldıyor rüzgar içinde
Yüksekten dökülen bir ırmak gibi.
Seni sevmek benim her günkü işim,
Seni sevmeden önce,
Taştan olduklarını bilmezdim kuştüyü yastıkların,
Bilmezdim yatakların iğneli fıçılara benzediğini,
Yorganın gavur ölüsünden ağır olduğunu,
Gecelerin birer azap,
Birer işkence olduklarını uykuların.
Yapraklı Göl ‘e taş attım senin için,
Sular halka halka açıldı, yüreğim kadar,
Halkaları çerçeve ettim hayaline
Ve hayalini pırıltı edip işledim
Gönlüme.
Seni niye yumak gibi almışım ellerime?
Niye çözüp durmaya çalışıyorum tel tel?
Niye böyle başım kurtulamıyor çilelerden?
Kederden, hüzünden, acıdan,
İnsan kalkıp yol mu esirger, anam-babam
Yolcudan?
Bir güzel dünyaya kapatmışlardı beni,
Aşkı-sevdayı bilmediğim için,
Bağlamışlardı ellerimi güllerle, çiçeklerle,
Önüme dağları, denizleri koymuşlardı,
Çevremde kuşlar cıvıldaşırdı,
Irmaklar akardı yanımdan-yöremden,
Benim kadar yanmadın,
Yine de bırakmadın,
Sağol, uzaklaşmadın,
Eh eh eh eh, eh eh eh,
Neden bu direnişler?
Sararıp solmuş,
bir ömür boyu yorulmuş
ve sonra ıslak toprağa düşmüş
yapraklardaki hüznü bilir misin?
Bana benim umutsuz aşkımı anımsatır,
kalbimde açtığın yarayı sızlatır,
Sonbahardan eserdir sanarak çiğneme yaprakları,
Onlar gençliğimden artakalanlar,
Birer yaprak gibi kopup düşenler, dallarımdan,
Çilelerimden, elemlerimden, sevdamdan.
Çiğneme; onlar gözyaşlarım,
Çektiklerim,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!