O güzelim mevsimlerim bitti, tükendi,
Ne yazım-kışım kaldı, ne baharlarım,
Verdim mevsimlerimi doludizgin giden rüzgarlara,
Bir selamımı bile katamadım yanlarına.
Bilemem hangi bir mevsimin akşamlarında olduğumu,
Bilsem, sırtlar çeviririm, istemem,
Yine kış ortasında bahar seline döndü hayalin,
Çevrem kuşatıldı yeşilin her bir tonuyla,
Çiçeklerle çevrildim, otlarla sarmalandım,
Kelebekler gibi daldan dala atıldım,
Cansız bedenime can geldi
Soluk soluk,
Bu gelen sen misin, yoksa bahar mı?
Yüzün kadar aydınlık tepelerden yükselen güneş,
Tenin kadar serin sabah esintisi,
Kokun sinmiş körpe çiçeklere sinebildiğince,
Çiçekler ellerin kadar güzel, ellerin kadar varsıl,
Deniz enginlerine çekiyor yüreğimi gözlerin gibi,
Karanlık var, mehtap yok,
Sahralar var, serap yok,
Feryatlar var, cevap yok
Bağlandığım sevdada.
Mutluluğu bilmedim,
Izdıraptan, çileden artık korkum kalmadı,
Çile çektim yıllarca, çilem hiç azalmadı,
Kalbim öyle yandı ki; külhan öyle yanmadı,
Ben alıştım çileye; bağrım demir, gönlüm taş.
Başından biliyordum çekeceğim çileyi,
Kaçırma gözlerini, seyret bende kendini,
Bakalım ne görürsün gerçek simadan başka.
Aşabilirsen eğer bir büyük sır bendini
Ne semalar görürsün gerçek semadan başka.
Ben dilsizim, sözümü söylerim yüreğimden,
Yine oturdu hıçkırıklar boğazıma düğüm düğüm,
Yağmur yağmur çiselemeye başladı gözyaşlarım,
Yine başladı dudaklarım titremeye,
Düştü yine benzime sonbaharların hüznü,
Anımsayınca beni ne hallere sokuyorsun
Gördün mü?
Gün olur dargınlar güler, barışır,
Bayramlar geliyor, farkında mısın?
Bilmeyen bilenden akıl danışır;
Hala uzakta mı, yakında mısın?
Yediklerim zehir, içtiğim zehir,
40*
Alvar Köyü Pasinler ‘in göbeği,
Nasıl da açıktır meydanın, Alvar.
Hacılı, hocalı, ağalı, beyli,
Uzun kametlidir insanın, Alvar.
‘Ayvaz’ Derler; Köroğlu ‘nun keleşi,
Sallardı elinde bir ipsiz teşi,
İner daldalarda diderler leşi,
Çıkar dalbaşında öter aşıklar.
Kimi sitem eder, sineler dağlar,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!