İbrahim Şahin 2 Şiirleri - Şair İbrahim ...

İbrahim Şahin 2

🎬 “Kazancı’da Sinema Vardı” – Sayfa 1: Işık Hüzmesiyle Başlayan Geceler

Kazancı’da sinema, bir eğlence değil, bir kaçıştı. İsmet Usta’nın eviyle Akif Usta’nın yeri, köyün iki kutsal salonuydu. Akşam olur olmaz, yüksek volümden “Harmandan Gel Harmandan” çalardı. Köylü, tarlasından, davarından döner, tahta sıralara bir saat önceden otururdu. Yumruk kadar bir delikten çıkan ışık, iki kasnak arasında döner, bize başka bir dünyanın kapısını aralardı.

🎬 Sayfa 2: 5 Yumurtaya Sinema ve İlk Cinsiyet Algısı

Devamını Oku
İbrahim Şahin 2

Körpınar’da keklik vurulmuş, ama asıl hedef oy sandığıymış. Hüsamettin Öğretmen sabah 07.30’da yeğenlerine çay değil, “koltuğu” ikram etmiş. Rakip partinin seçmeni gelmiş, o da demiş ki:
“Hoş geldiniz, sandıkta değil, gönülde yarışırız.”
Köy kadınları don dikmiş, ama biri yanlışlıkla “oy pusulası cebine” fermuar koymuş. Seçim günü herkesin donu sağlam, ama fikirler uçuşuyor.
Mizah Kıvısı 1: Mahmut sandık başında oy kullanırken “Hocam, bu pusula neden ıslandı?” demiş. Öğretmen gülmüş:
“Evladım, o senin terin değil — demokrasinin buharı.”
🎭 Mizah Kıvısı 2: Fadime sandık görevlisi olmuş. Her oy pusulasına mühür basarken “Ben bu köyün kaderini mühürlüyorum,” demiş. Mahmut dayanamamış:

Devamını Oku
İbrahim Şahin 2

öy Okulu’nda Duyusal Eğitim / Hayrettin’in Devrimi

Okul zili çalmazdı burada. Rüzgâr çalardı, çocuklar da yaprakların ritmini izleyerek sıraya girerdi. Müfredat, doğanın kendisiydi. Eylül’ün sabah sisi fen dersiydi; kışın sobaya atılan portakal kabuğunun kokusu biyoloji.

Öğretmen Hayrettin, sınıfa kitap yerine bir keçi çanıyla girdi ilk gün. “Bugün ses öğreneceğiz,” dedi. “Ama kulakla değil, göğsünüzle.”

Devamını Oku
İbrahim Şahin 2

ölüm 1: Ceket Asılsa Yeter
Kasabanın adı bile unutulmuştu artık. Ama herkes bilirdi: TSİP’in 1964’te %98 oy aldığı, ceketin bile seçimi kazandığı yerdi burası.

Ve o ceket, bu kez bir kel çobanın sırtındaydı.

🧺 Bölüm 2: Keş Ekmek ve Kürekte Sepet

Devamını Oku
İbrahim Şahin 2

📘 Sayfa 32: Fadime ile Abdullah’ın İlk Gecesi (Tamamlanmış)

Gece, pencereye yaslanmış bir kuşun cik sesiyle başladı. O ses, ne ötüş ne çağrıydı — bir alkıştı. Her girişte, her çıkışta, o kuş, kıvının ritmine tempo tutuyordu.

Yatak, bir kıta gibi serilmişti. Üzerinde iki beden değil — iki element uzanıyordu. Biri ateş, biri su. Ve aralarındaki kıvı, buhar gibi yükseliyordu.

Devamını Oku
İbrahim Şahin 2

ölüm 12: Çolak Hasan – Tek Harf Eksik Değil, Fazla Kişilikli Bir Destan

Çolak Hasan, babasının gölgesini hiç görmemişti. Babasından geriye kalan tek cümlelik bir mektuptu:

“Askerlik vazifem bitti, hac farizemi yerine getirip geleceğim.” Ama o mektup geldi, kendisi asla dönmedi. Yemen sustu, köyün en sessiz günü başladı o sabah.

Devamını Oku
İbrahim Şahin 2

KIRMIZIYI SORGULAYANLAR: Çolak Hasan’ın Absürt Seçim Güncesi
Sayfa 1: Alaköprü’nün Altında Kalanlar
Kazancı köyü, 1964 seçimlerine kadar sadece keçilerin oy kullandığı bir yerdi. Sağ partiler köye geldiğinde, köylüler taleplerini sıraladı: “Yol, elektrik, bir de köy kahvesine gölge.” Parti temsilcileri not aldı, ama notlar saman kâğıdına yazıldığı için rüzgârla uçtu. Köylü sinirlendi. Çolak Hasan, köy meydanında bağırdı:

“Bir daha Alaköprü’den adım atarsanız, köprü değil, uçurum olur!”

Devamını Oku
İbrahim Şahin 2

Sayfa 6: Kıvıdan Yetişen Patates Manifestosu

Çolak Hasan köye döndüğünde, onu karşılayan ilk şey bir patates çuvalıydı. Ama bu sıradan bir patates değildi — üzerinde “Kıvı 1.0” yazıyordu. Köylüler sordu:

“Bu ne Hasan?” Hasan cevapladı: “Bu, yerin altından gelen sessiz devrimdir.”

Devamını Oku
İbrahim Şahin 2

1. Bölüm: Erken Kırılma
Tepecik Mahallesi’nde doğan Abdullah Pilatin, tek çocuktu. Babasını küçük yaşta kaybetti. Annesi Yeter, kısa süre sonra Göze Hüseyin’le evlendi. Pilatin, çocuk yaşta Mersin’e gönderildi. Orada önce bulaşıkçılık yaptı, sonra kendi lokantasını açtı. Bir gün Atatürk Mersin’e geldiğinde, Pilatin lokantasının önüne kırmızı halı serdi. Bu olay, onun adını ilk kez duyurdu.

2. Bölüm: Firar ve Sürgün
Bir sebeple hapse düştü. Ama orada kalmadı. Bir geminin ambarına gizlenerek firar etti. Cebeli Tarık Boğazı’nda yakalandı. Yemen’deki Türk Elçiliği’ne teslim edildi. Orada 6 ay kaldı. Sonra köyüne döndü. Ama Mersin’deki hanımı onu terk etmişti.

Devamını Oku
İbrahim Şahin 2

Kazancı’da Dütüdiye Ritüeli: Ağlaması Durmayan Çocuğa Yedi Pınar Töreni

Bu anlatı, hem halk inancı hem de absürt kıvı folkloru açısından eşsiz. Gel, bunu birlikte düzenleyelim ve “Kıvı Antolojisi”ne yakışır bir sayfa hâline getirelim:

📘 Sayfa 11: Dütüdiye Töreni ve Yedi Pınarın Kıvı Çemberi
Kazancı’da bir çocuk ağlamaya başladığında ve bu ağlama yedi gün yedi gece sürerse, köylüler der ki:

Devamını Oku