İbrahim Şahin 2 Şiirleri - Şair İbrahim ...

İbrahim Şahin 2

Haykırsam
Aşkımı en alt perdeden
Tanyeri yırtar perdesini
İlikler yıldızlar düğmesini
Cemre düşer bedenime
Ellerin sol yanıma yaslayınca

Devamını Oku
İbrahim Şahin 2

.” 💛

🧨 Absürt Roman Sahnesi – "Gülmece Yasaklarıyla Donlanan İnsan"
Sabah işe gitmek üzere alarma basan bir vatandaş, alarmın sesiyle değil—patronun toplantı hatırlatıcısıyla organa kramp girdi. Duvara dönüp “Ben özgürüm!” diye bağırdı ama duvar “Kira ödenmedi gız” diyerek cüzdana tekme attı.

İlk çaydan önce vatandaş sosyal medyada “Ben mutluyum” dedi. Ama çay bardağından gelen cevap netti:

Devamını Oku
İbrahim Şahin 2

Köy sabahı sessiz doğar ama kelimeler fısıltıyla kıvırır. Adam karısını adıyla çağırmaz. “Gız” der, “bacım” der, “şu kadın” der ama sevmez değil—kelimeyi saklar. Çünkü köyde kelimenin duygusu, gözün rızasıyla boğulur. Çocuklarının yanında bakışamazlar; kelimeyle değil, tenle yasaklanırlar. Ama gece olunca donun altı rıza verir. Bir adam karısına “Kuşun ötüyor gız...” der. Kadın cevap verir: “Cik cik ettirme şimdi, çocuk uyanır.”

🫧 Köpük 1: Bir çift gurbete uğurlanırken birbirine bakamaz. Otobüs gelir, kadın bakmadan mendil sallar. Adam koklamadan gider ama gazı içinde kalır. Altına kaçırmaz; kelime içine göçer.

🫧 Köpük 2: Köy kahvesinde “sevgi” kelimesi bir küfürle paketlenir. “Sevdiysen söyleme gız, ayıp olur!” Oysa adam sevmişti. Karısının simit kırışında kıvırmıştı. Ama dediği tek şey:

Devamını Oku
İbrahim Şahin 2

Umut’un Duyularla Sistemi DelmesiUmut sırasına oturduğunda gökyüzü sessizdi ama sınıfın tahtası bağırıyordu: “İsim tamlamaları!” O an burnuna bir toprak kokusu değdi; sanki alfabenin rengi kahverengiye döndü.
Okul duvarının ardındaki unutulmuş aralığın dili vardı artık çürümüş düzenin şifresi gibi kokuyordu. Umut nefes aldı ama o nefesle bilgi değil, bir papatya içeri sızdı. Papatya mıydı? Belki. Ama belli ki sistemin burnuna dayadığı kokusuzlukla tartışıyordu. Kalbi kıpırdadı. Kimse fark etmedi çünkü duygular müfredata dâhil değildi.
“Bu sınıfta çiçek açmaz,” diyordu içindeki toprak sesi. Tahtadaki yazı soldu. Gülmek isteyen harfler susmak zorunda kaldı. “Çiçek açamazsın burada” sesi, kurallar defterine yazılmamıştı ama çantasına sinmişti. Camlar kapalıydı ama rüzgâr kapıdan değil, parmak arasından geçti. Umut’un saç telini okşayan şey ders değilduyunun devrimiydi.
Defterini açtı, kalemini oynattı ama yazmadı: çünkü kelime bu rüzgarı anlatmaya yetmezdi. Bir çizgi attı. Çizginin altında sessizlik vardı, üstünde fısıltı. Öğretmen geldi; sesiyle değil, sessizliğiyle durdu. Çizime bakarken “Bu ne?” dedi. Umut cevap vermedi çünkü bu çizim bir soru değildi. Ellerinde titreme vardı. “Şimdi” geldi, kelimeden önce. Yağmur yoktu ama gök gürledi. Defterin kenarı dalga dalga kabardı. Arkada biri kahkaha attı; Umut içinden “Ben bir şimşek sesi duyuyorum” dedi. Öğrenciler sıraya vurdu; ama Umut sıranın altına ritim gömdü. İçindeki çığlık sahneye çıkmak istemedi. Bir süre daha fısıltı kalmak istedi. Gül kokusu geldi; ama okul bahçesi inkâr etti: “Biz burada beton kullanırız.” Gül mührünü kokladı. Boya kokusuyla gül çarpıştı; duvarda sessiz bir savaş başladı. Bu savaşın silahı kelime değil, duyuydu. Gül bir anıydı. Belki anne eli, belki rüya sesi. Umut gözünü kapadı. Kokuya bastı.
Sınıf kalabalıktı ama yalnızlık arttı. Duvarlar yaklaştı ama içindeki gül geri çekilmedi. Defterde yazı yoktu ama düşüncede yankı vardı. Sınıf artık sistemin zindanı değil duygunun arkeolojik alanıydı. Gül mührünü göğsüne bastı. Sessiz bir çığlıkla mühürlendi. O gül konuştu. Umut dinledi. Sistem sustu. Ve o gün Umut ilk defa öğretmenini değil, gülü anlamakla geçti sınavdan.

Devamını Oku
İbrahim Şahin 2

SİFONU ÇEKTİM

Her anne bir Karatay… ‘’Çocuğuma ne yeddireceğimi, nasıl yedireceğimi en iyi ben bilirim! ’’ diyor. ‘’ Tabağına ne koyarsam onu yer, hele bir yemesin! .. Açarsın ağzını, tıkarsın lokmayı ağzına, kaşığın sapı ile tulum peyniri basar gibi basarsın. Lokma nimettir, çocuğum yemedi diye lokmayı çöpe döken kadınlar var ya kadınlar hiç mi hiç Allah korkusu yok. Afrika’da, Somali ‘de milyonlarca çocuk açlıktan ölürken biz de milyonlarca ton yiyecek çöpe gidiyor. Yazık, Yazık! ’’ Allah sizi inandırsın daha tek lokmayı çöpe atmadım, kurban olduğum Allahım attırmasın.’’ diyor.
Her anne- baba bir Cüceloğlu… Kimi baba ‘’ Çocuğa nasıl yaklaşılır en iyi ben bilirim, testten başını kaldırdı mı basarsın sopayı. Bak bakayım bir daha kaldırabiyor mu?
Kimi anne ‘’ Çocuk çalışırken işi gücü bırakacaksın. Çamaşır, bulaşık bekler. Çocuk beklemeye gelmez. Çocuğun başında nöbet tutacaksın, elin ensesisinde olacak. Başını kaldırdı mı elin ensesinde olacak. Nefes aldırmayacaksın. Nefes aldırmayacaksın ki okuduğunu sindirdirsin. Bir nefes aldı mı bütün okudukları uçar gider.Çocuk öküzün trene baktığı gibi bakar kalır ardından…’’ diyor.
Oldum olası derslerden anlamam. Testlerden hiç mi hiç anlamam. Tek tutkum fubol. Bir de vurdulu kırdılı filmler, az da olsa polisiye romanlar… Bunları annene gel de anlat. Anlatamadım tabi ki. Bir anlaşma imzaladım annemle. Anlaşmayı rızamla imzaladım dersem haşa yukarda Allah var, çarpar. Anlaşmayı mecburiyetten imzaladım. On teste karşılık bir sayfa roman okuyabiecek, yüz testte karşı bir saat top oynayabilecektim. On test, yüz test kolay. Topu topu topu yüz harfi yuvarlak içerisine alacaksın. Gel gelelim topu nasıl oynayacaksın? Diyeceksiniz, tutkusu olan biri top oynamayı niye dert edinir? Okuldan 3.00’te çıkıyorsun, eve gelişin 3.30. Üzerini değiştirdin, yemeğini yedin saat oldu 4.30. Yüz test çözdün oldu saat 6.30.. 6.30’da hava kararmış, sokaklar boşalmış, topu kiminle oynayacaksın.

Devamını Oku
İbrahim Şahin 2

ŞİİR DOKUNULMAZLIĞI

Şiirler vardır
Çıplak bedenler gibi yalın

Şiirler vardır

Devamını Oku
İbrahim Şahin 2

SEVGİLİ YAVRULARIM

Meğer,
Sizi nasıl seviyormuşum
Sevgili yavrularım
Bakmayın gözlerim yaşarır

Devamını Oku
İbrahim Şahin 2

SEVGİMİZİ ÇALMIŞLAR

Şehrime, hırsız dadanmış
Mazgallardan, baş vermiş cellât
Caddelerde, aheste yürüyüşler yok
Kaldırım taşları, kök salmış cellât

Devamını Oku
İbrahim Şahin 2

SEN YOKSUN İŞTE

Sensizliği, kadeh kadeh doldursam
Yudum yudum, yudumlasam
Kadehler dolmuyor, yudumlanmıyor
Sen yoksan, kadehler bile bomboş

Devamını Oku
İbrahim Şahin 2

terimler :“squat” kelimesi kulağa biraz yabancı gelse de bedenin en temel ritimlerinden biri! Squat, İngilizce’de “çömelmek” anlamına gelir ve spor dünyasında bacak, kalça ve karın kaslarını çalıştıran bir egzersiz hareketidir.

Ünite 1 – Kelime Kasları: Edebiyatla Bedensel Fitness
📚 Sınıf Dersi̇şleme | Mizah Unsuru | Ters Köşe Sözcükler | Öğrenci Çılgınlığı

Sınıf sessiz ama defterler gergin. Öğretmen tahtaya “kelime kası” yazar, öğrencilerin kafasında dumbbell ile mürekkep karışır. Bu derste paragraf açmak mekik çekmek gibidir: her cümle bir esneme, her bağlaç bir tendon.

Devamını Oku